|
Mükellef Diyor ki...!
TÜRMOB Bünyesinde
Kurulan 1 kasım 2010 tarihli 27746 sayılı Resmi gazetede
yayınlanarak kuruluş usul ve esasları
1-1 nolu
TÜRMOB tebliği ile belirlenen
ile
(Tebliğ için tıklayın )Bağımsız
Denetim Merkezi öncelikle
çeşitli vesilelerle TÜRMOB içinde yoğun tartışmalar
sonucunda hayata geçirildiğini TÜRKER açıklamalarından
anlaşıldı. Dr. Masum TÜRKER'in genel Başkanlığı
döneminde gider ayak hayata geçirilen Bağımsız Denetim
Merkezi öyle sanıldığı gibi masum bir kurum değil. Bizce
TÜRMOB varlığının köküne dinamit koymaktır. Güya SPK karşı
verilen savaşta böyle bir yolun izlenmesi gerekiyormuş ta
geç kalınmışta işte beklenen tebliğ mişte gibi açıklamalarla
böyle bir uygulamayı hayata geçirenler şunu bilmeliler ki
TÜRMOB hukuki varlığını güçlendireceğiz diyerek ama
bilinçli ama bilinçsiz kısır çekişmeler içine
TÜRMOB
itmektedirler.
Bağımsız Denetçiyi
belirleyen Kurum staj ve sınav sonucu zaten TÜRMOB' tur.
Ayrı bir birim kurmak TÜRMOB içinde TÜRMOB yaratmaktır ve
yanlıştır. Lisan alanları sınavlar sonucu uğraş vererek
denetçi olmaya bir şekilde hak kazanmışları bir kez de
meslek içi eğitimi bahane ederek sınava tabi tutmak bu
konuda SPK bahane etmek insafsızlık ve bizce
adaletsizliktir. Ve çok acil şekilde daha net ve anlaşılır
bir biçimde Bağımsız Denetim Merkezinin amaçları kamuoyuna
iyice anlatılmalı. SPK ile nasıl uzlaşıldı bu açıklanmalı.
YMM ler ve Bağımsız Denetim Kurumlarında Kidemli baş
denetçiler SMM ler tekrar sınava girme tekrar lisanslanma 3.
bir kurum tarafından sicillerinin tutulması korkusu na
kapılmışlardır ki gayette doğaldır. YMM zaten öteden
beri biz hiçbir şekilde sınava girmeyiz girmemeliyiz
diyorlar. YMM lere ya siz sınavlara girin bizim derdimiz SPK
dan yetkililerin sicilini tutmak söylemleri ile insanları
saf yerine koymak avutmak mantığa sığmaz.. Yakışıkta almaz
vesselam.
Bağımsız Denetçiyi
Belirleyen Kurum Zaten TÜRMOBTUR dedik açıklayalım
1982 senesinde 25
ocak kararları doğrultusunda sıkı yönetim döneminde 2499
sayılı Sermaye Piyasası Kurulu SPK hayata
geçirilmiş Borsa kurulmuş ve Borsada işlem gören firmalar
Sermaye Piyasası Kurulunun denetim ve gözetimine tabi
olmuşlar
SPK kanundan aldığı yetki
ile Borsada işlem gören kurumların denetimini ve bu
kurumların kimler tarafından denetleneceğinin yetkisini
almıştır. Sene 1982 Staj yok sınav yok bir süre Uluslar
arası Bağımsız Denetim Firmalarında çalışan lar patronların
okey vermesi ve SPK bildirmesi ile 2 senede bir
stajyerlikten Sorumlu ortak baş denetçiliğe kadar
yükselmişlerdir. (6 ünvanvar)
1989 senesinin
1 Haziran tarihinde de 3568 sayılı SMMM lik ve YMM yasası
çıkmış. Kamu adına ve yararına Muhasebe ve denetim
mesleğini kimlerin icra edebileceği ortaya konmuş. SMMM
ve YMM olabilmenin staj sınav gibi usul ve şartları
açıklanmış bu işleri takip yetkisi 3568 lile TÜRMOBa
verilmiştir .
Bu tarihten sonra SPK ile
TÜRMOB görev alanlarının birbirine karıştığı söylemi ile iki
kuruma arasında soğuk savaş başlamıştır.
ve Nihayet aklın yolu
birdir denerek 15 kasım 1999 senesinde 2499 sayılı SPK
kanunda değişiklik yapan 4487 sayılı yasa ile 2499 a
ilaveler yapılmış Bağımsız Denetçi sayılabilmenin
koşulunun ve şartının 3568 e göre SMMM veya YMM olarak
TÜRMOB tan ruhsat alınmasına bağlanmıştır. Yani
TÜRMOB tan SMM ve YMM ruhsatı alanlar SPK ya göre sadece
Denetçi sayılmışlar. Oysa 4487 ile yapılmak istenen İster
SPK işlem gören ister görmeyen kurumlarda denetçilik yapma
yetkisini ama bağımlı ama bağımsız 3568 bağlamaktır. SPK
bunu anlamak istemememiş konu ile ilgili tebliği çıkarmakta
uzun bir süre direnmiştir.
SPK göre 6 ünvan
Stajyer denetçi
Denetçi yardımcısı
Denetçi
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, SMMM ve YMM olma şart.
Kıdemli denetçi
Kıdemli Baş denetçi
Sorumlu Ortak Baş
Denetçi..
Bu golü yiyen SPK epey bir
süre TÜRMOB la pazarlıklara girişmiş kendi sınavlarında
başarılı olanlara kendi lisanladığı kişilere TÜRMOB tan
sınavsız SMMM lik ve YMM lik istemiştir.
TÜRMOB haklı olarak 3568
göre ben sınavlara girmeyen kimseye Ruhsat veremem demiş.
SPK da sen bu isteğimi
kabul etmezi isen bende kanunumdan aldığım güçle senin SMMM
ni ve YMM sorumlu ortak baş denetçi olabilmesi için 2
yılda bir sınavlara sokarım demiş.
Bendeki ünvanları kademe kademe geçmesi gerekir. Bağımsız
denetim işinde geçemeyenleri yetkilendirmem demiştir.
SMM ve YMM olmak bir insanın kaç
senesini alıyor bir hesap edin kaç adet sınava giriliyor
üniversite hariç bir düşünün sonrada 6 sene 2 senede bir SPK
sınavına girmek zorunda bırakılmak adaletsizlik değil mi.
SMMM olmak için 4 sene Üniversite 3 sene staj 7
stajdan sonra 2 sene içinde 7 dersten yeterlilik etti
9 üniversite bittim yaşaı ortalama sene kaybı olmaz ise 23
23+7 30yaşında SPK ya göre sadece denetçisin. 10 senede YMM
lik için süre geçecek 40 yaşında sınavlara gireceksin 10
dersten 2 senede verirsen 42 yaşında YMM olursun 36-38
yaşlarında da Sorumlu Ortak Baş denetçi. Bu şimdi insanları
kariyer manyağı yapmak değilde nedir.? Meslekte uzmanlaşmak
ayrı bilgi birikim ve tecrübe ilede olur. bir genci
üniversiteyi bitirtip 23 yaşanda staj sınav 28 yaşında
denetçi kabul ettin mi gerisi uzmanlıktır. Bu uzmanlığın en
üst seviyesi de bize göre YMM liktir. Yok hayır Vergi
açısından bu doğru. Bir işletmenin faaliyeti hakkında 3.
kişilere bilgi vermek ayrı iştir derseniz bu abesle iştikal
olur. 3. kişi malliye bakanlığı da olur kamu da
efendim şirket yetkilisi veya yönetim kurulu üyesi de. E
niye birine mali açıdan birine faaliyet açısından rapor...İkisindede
sonuç ticari faaliyetin ederlerinin ve hareketlerinin konan
kural ve nizamlara uygun liği değil midir. Amaç 3 kişilere
şirket kar mı zarar mı ediyor-u doğru olarak bildirmek değil
midir. Amaç ve beklenti başka ise adını başka başka
koyarsınız... Örneğin yıllarca konuştuk Bankaya sunulan
blanço ayrı Vergi İdaresine sunulan beyan ayrı değerler
taşıyor. Bunlar aşıldı. Bankalar uyandı Vergi dairesinde
tastikli bilanço ve gelir gider tablolarını istiyor. Demek
ki ne imiş ? Mali İdareye de Bankaya da şirket yönetim
kuruluna da o şirketin hisse senedine yatırım yapan
yatırımcılara da verilen blançolar ve ekleri tablolar aynı
olmalı aynı olacak, ki şüphe uyandırmasın. Bunun adını Mali
denetim Bağımsız denetim diye ayırmanın ne manası var. bu
ayırımdan faydalanmanın kime ne faydası var.
SPK Denetçi olarak
SMM ve YMM kabul ediyorsa ki 4487 ile etmiştir.
Uzmanlık sınavlarını da ben yaparım demesi bizce yanlıştır.
SPK Bağımsız Denetim
Merkezleri kurmayın bu sınavları biz
yapacağız demekte milletle dalga geçmek değil mi Evet dalga
geçmek bunu diyenler zaten şirketlerini kurmuş Sorumlu Ortak
Baş Denetçi zaten olmuşlar...gerisi iki yüzlülük..Safsata
uydurup kavram kargaşası yaratmak bu ikiyüzlülüğün ürünüdür.
Halka arzlar için yapılan ve hazırlanan finansal raporlar
için mali denetim gerekmez demek abuk subuk laf etmek bu iki
yüzlülerin tutumudur. Bağımsız denetim i YMM ler yapamaz
ayrı bir uzmanlık ister demekte bana garip geliyor. Kısacası
bunlar kavram kargaşası ile insanları yorup uyutmak,,,
amiyane tabir ile uyutmacadır...
Dönelim konumuza En
en başarılı TÜRMOB başkanı benim diye
kürsülerden övünen Mehmet TİMUR Hazine aracılığı ile
Başbakana bağlı SPK yı
2006 senesinde
Gazetelere ilan vererek
yetki
alanıma giriyor benim ruhsatlı üyemi tekrar sınava sokuyor.
şikayetinde bulunmuştur.
Haklımıdır.
Bizce haklıdır
Çünkü 4487 Denetçi olmanın
şartını TÜRMOB devretmiştir.
Fakat SPK bunu kabul
etmekte elindeki yetkinin 4487 ye mecliste eklenen bir
madde ile uçup gitmesini kabullenememiştir.
Çünkü neden SPK adı
üstünde sermayenin kurumudur. Sermaye ne istemektedir. Güç
bende ben ne dersem o olmalı kuralı ben koymalıyım beni
denetleyen nasıl denetleyecek kim denetleyecek bunu
ben belirlemeliyim.
Çünkü bunun adı bağımsız
denetim bunun adı Mali Denetim değil Kamu yararına finansal
tablo hazırlamak dünyada da zaten bağımsız denetim bizim
gibi SPK benzeri kurumlar nezdinde yapılıyor.
1989-2010 gelinceye kadar
bu kavga sürmüş ancak 2000li yılların başında ENRON krizi
çıkmış dünyanın en büyük bağımsız denedim devi Artur
Anderson firması ve Enron yetkilileri Yargılanıp ABD ceza
giymişler...Arthur Anderson bir gecede lav edilip sıyırabilen
yöneticileri başka Bağımsız denetim firmalarınca
ortaklıklar kurumuşlar.
ABD bakmışki biz
bağımsızlık diye diye ipin ucunu denetimde çok kaçırdık.
Denetimin asıl amacı sonuçta
doğru mali bilançoya
erişmektir.Bu blançoya göre doğru
finansal analiz yapabilip doğru raporlar hazırlamak. Aslında
kimin ne kadar kar ettiğini doğru ortaya koymaktır. İhraç veya ithal edilecek
patatesin esvabını belirlemek bunu rapor etmek gıda
denetçisinin işidir akçeli
işleri ve ticari faaliyetleri
denetlemek ayrı iştir
akçeli işlerde denetim sağlam
ve kamu yani devlet gözetim ve denetiminde yapılmaz ise
ENRON vakalarını çok yaşarım...diyerek 2002 senesinde Ticari
Faaliyetleri Akçeli işlemleri denetimini bağımsızlıktan
kamulaştırmaya çevirmek amaçlı Eyaletler üstü Sorbones
OXLE yasasını bizim çok kızıp karşı durduğumuz
uluslar arası ROSC danışma kurumundan yardım ve fikir
alarak hayata sokmuş.
İşte durum bu minvalde
iken Sorbones OXLE den sonra dünyada denetim kim ve kimler
tarafından bağımlı mı bağımsız mı yarı bağımsız mı, özerk
kurumlarca mı yapılması tartışmaları ile 2008 lere gelince
dünyada finansal kiriz çıkmış zarar faturasında çoğunluk
hisse bağımsız denetim firmalarına yüklenmiştir. ABD
en saygın meslek olarak 2 sırada olan denetçilik mesleği
borsalarda para kaybeden ENRON olayında sönen ocak sahipleri
zavallı halk nezdinde itibar güven kaybı sonucu 10. sıralara
inmiştir. Sermayesni ve idare ettiği siyaset
anlayışındakilerin işleri tıkırındadır. Neden mi sorun
kendinize ABD neden karşılıksız dolar basıyor.
Karşılıksız Para basmak büyük kurumlarını destekleme adına
kendi halkının ve dünya fakirlerinin geleceğinden çalma
değil mi.
Konuyu dağıtmayalım.
17.cisini bizde 18
ncisinin Malezya Koalo Lumpur da düzenlenen Dünya Muhasebe
Kongresine sermaye sponsor olmuştur inanın sermaye İFAC tan
ve Malezya hükümetinden daha fazla maddi kaynak yaratmıştır.
Neden mi ? Aman ha Muhasebe Standartlarını ve Denetim
Standartlarını beni üzmeyecek şekilde yapın isteğinden ve
talebinden.
Kısacası beyler
devlet adına kamu adına yapılacak denetimin standart tını
ben belirlerim benim istediğim standartlarda ben kendimi
denetletirim demek ulus devlet anlayışı ile bağdaşmayacağını
anlayan ABD Sorbones OXLE ile çareler ararken. Denetimin
Gözetiminin Devlet tarafından yapılması gerekir bağımsız
denetim firmaları bağımsız olamıyor derken...Bağımlı
bağımsız hiç olmaz ise denetimin, denetimin gözetiminin
çoğunluğunu mali idarece yapabileyim istemektedir.
Herkes gider mersine biz
gidiyoruz tersine misali demokrasi bağımsızlık tu
devletçilik diyerek denetimde herkes kendi başına buyruk
olsun herkes kendi özerk (Hazine ayrı Mali İdare ayrı)
kurumunu kursun o özerk kurumlar kendi özerk kurumlarını
kursun bir birileri ile kavga etsin kavgada galip gelen
kendi borusunu öttürsün. Bizde de ENRONLAR yaşansın birileri
bundan nemalansın oyunları inanın benim sadece benim midemi
kaldırmıyor , kendini bilime gerçekten adamış köklerine
bağlı ulus devlet anlayışında olan Üniversite Öğretim
Görevlileri de ya bu kadar otorite boşluğu kamuyu
ilgilendiren hiç bir işte olmaz diyerek bulantılarını
dile getiriyorlar.
Bizde Maliye Bakanlığına
soruyoruz otorite Muhasebeciyi ve denetçiyi belirleyen
lisanslayan sınav yapan ve ruhsat veren birçok kurum ve
kuruluş yasalarla kurulmuş. Bu karmaşaya kim son vermeli.
El cevap 6009 ile yetki
aldık biz Vergi İnceleme üst kurulu kurduk sorunu çözeceğiz
Sayın Bakan sorun zaten
üstü kurulların çokluğu değil mi ?
Muhasebecilik ve
denetçilik kim yapabiliri belirleyen Lisans ve
sınavları yapan ruhsatlandıran Kurum 3568 e göre zaten
TÜRMOB Bunu kamu oyuna açıklasanız. Yok açıklayamaz bu
konuda Meclisten açıkça yetki alamaz sınız Hazinenin SPK bu
işe karşı çıkar bu yetki zaten bende der. Uluslar arası
sermayeyi de arkasına alarak seni susturur.......Bunu kim mi
söylüyor Mükellef Gazetesi söylüyor. Söymek ne kelime 82
senesinden beri yazıyor son on sene dir de sıkça
yazıyor. Nasıl yazmasın bu konularda dünyada kaynayan
cadı kazanı bizde son 10 senedir ateşe kondu yavaş ve
gizlice kaynatılıyor.
Biz ne öneriyoruz
1) Mali ve Akçeli işleri
denetlemek Ticari Faaliyetleri Muhasebeleştirmek denetlemek
ve bunların usul ve esaslarını belirlemek satandartları nı
yapmak sadece MALİYE BAKANLIĞININ İŞİ OLMALI.
2)
Akçeli ve Ticari
işler için
Muhasebeciyi ve ve Denetçiyi Belirlemek gerekli eğitimi
kimin vereceğini gerekli sınavları kimin yapacağını
belirlemekte Maliye bakanlığının işi olmalı.
1989 yılında bu 2 öneriye
uyularak birincisi (zaten VUK a göre tebliğ çıkarmak Maliye
ve Gümrük Bakanlığınındı) 2. si için Mali
İdarenin kontrolünde yürütülecek 3568 sayılı SMMM ve
YMM yasası çıkarıldı. Bu esnada Maliye Bakanlığı kan kaybına
uğradı Gümrük ve Hazine Devlet bakanlıklarına ve daha
sonrada Hazine Başbakanlığa bağlandı. SPK Başbakan'a
bağlanmanın gücünü artırdığı savı ile kolayca hareket edip
olayları lehine çeviriyor mu acaba diye bazen kendime
sordum.?
Sonrada kendime kızdım Bu
soruyu niye soruyorum. mali ve Akçeli işlerde muhasebe ve
denetimle ve tahsilatla ilgili yasamanın her
türlü yetkiyi Maliye Bakanlığına vermesi gerekliliğine
inamış biri olarak belki bana eski kafalı
diyebilirsiniz. Dünya artık buna dönüyor. Veya Denetim
Bakanlığı ayrı Tahsilat Bakanlığı ayrı şekilde
değerlendiriyor. Bizde ise olay karman Curman. Her bakanlık
kendi alanı ile ilgili faaliyetlerin ve akçeli işlerin
denetimini denetçisin belirleyip yapıyor. sadece
Standartlarını belirlese olur ancak denetçisinde
belirliyor...nerede ise ... İşte sorun bur dan
kaynaklanıyor..
Maliye bakanlığı gerçekten
ağırlığını koymalı ve Bizdensiniz dediği 3568 mensuplarını
kimileri bula fa kızsa da ben kızmıyorum öksüz bırakmasa
çünkü her çıkar gurubunun bu camia üzerinde hesapları var.
Bu camianın kendi içinde sorunları var. Bu sorunları
körükleyen Uluslar arası dev asa denetim firmaları bu camianın
güçlenmesini istemediği gibi Türkiye deki denetimin
Mali idarece ve ona bağlı TÜRMOB mensuplarınca
yapılmasını istemektedir. Gerekçesi de resmi kurumlarla
işler zor yürüyor Hazine gibi Özerk kurumlarla daha kolay
anlaşıyorum.
3568 ini yürütmesinden
yetkili Maliye Bakanlığı ağırlığını koyup. Muhasebeciye ve
Bağımsız denetçiyi belirleme yetkisi bendedir. Bende bu
yetkiyi 3568 ile TÜRMOB verdim diyerek tüm kurumlara ve
halka bu durumu anlatmalı Anayasa mahkemesine kadar giden
TÜRMOB ve SPK arasındaki uzlaşmazlıkları gidermelidir.
Özetle söylemek istediğimiz budur. Yoksa sınav staj vs
meslek edindirme diyerek ortaya çıkan bir sürü lüzümsuz
kurum TÜRMOB nin TESMER'in yerini almaktadır ki bu çok başlılıktan
şikayetçi herkesi rahatsız etmektedir. Bağımsız denetim
merkezi karmaşayı sadece artırıyor. Eğitim için deseniz
TESMER zaten var Sınav deseniz TÜRMOB zaten SMM ve YMM
sınavını yapma yetkisi var önemli olan bunu Mali İdare iyi
ikna edip diğer özerk kurumlara resmi makamlara kabul ettirmektir. Denetim
Merkezi Kurdum diyerek yangına körükle gitmek kavgayı
büyütür TÜRMOB'un SPK ile Mahkemelik olunan bir konuda SPK
benim üyemi lisanlayamaz diyerek kendini savunacaksın
sonrada Bende onun üyesini lisanlarım diye Denetim Merkezi
kuracaksın SPK bu sefer efendim onlarda TÜRMOB yetkisi yoktu
ki ayrı bir kurum kurdular demez mi ? savunurken.. Kısacası
anlamsız ve yanlış aba altından kendi üyesine de sopa
gösterir havaları, üyesini de devamlı gererek bundan
nemalanma girişimleri ... Bağımsız denetim firmalarında
binlerce çalışan zaten TÜRMOB un üyesi... çok anlamsız
çok..Bana öyle geliyor ki lisanslama ve sınav yetkilerini
akademiyim diye türeyenlere kızıp TÜRMOB akademiyi kurmayı
bir kenara bırakıp duruma uymak için ortalığı karıştırmak
için Bağımsız denetim merkezleri ortaya atıldı ki . 4487 ile
kazanılan hakkı kazaya uğratacak düsüncesine beni iten bu
durum Hiç Masumane
değil,,,
..14/12/2010
Sağlıcakla
hoşçakalın
|