Yıl:30  Sayı: 319 OCAK 2012 Mükellef 


İSMMMO’dan “Organ Nakli ve Türkiye Gerçeği” Raporu
Bağışlanmayan ‘organ’ öldürüyor  yıllık faturası 3 milyar dolar


İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) “Organ Nakli ve Türkiye Gerçeği“ Raporu’na göre dram büyük, ekonomik kayıp çok! Türkiye’de halen 20 bini aşkın kişi böbrek, karaciğer, kalp, pankreas ve akciğer için nakil bekliyor.

İSMMMO’nun “Organ Nakli ve Türkiye Gerçeği“ Raporu’na göre dram büyük, ekonomik kayıp çok! Türkiye’de halen 20 bini aşkın kişi böbrek, karaciğer, kalp, pankreas ve akciğer için nakil bekliyor. 70 bin kronik böbrek hastasından 40 bini yaşamını diyaliz makinesine bağlı sürdürüyor. Beş yıl içinde sağlıklı beslenmeme ve aşırı tuz tüketimiyle bu sayı 115 bini bulacak.

Yeterli organ nakli yapılamaması nedeniyle “Tedavi/ilaç masrafları, makine ithalatları, çalışma yaşamında olamama gibi etkenlerle oluşan yıllık ulusal kayıp yaklaşık 3 milyar dolar. İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan duyarlılık oluşturmak için sivil toplum kuruluşlarını aktif olmaya çağırarak; “Acil önlem alınmalı ve devletin bu konudaki çalışmaları desteklenmeli” diyor.

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (İSMMMO) “Organ Nakli ve Türkiye Gerçeği“ Raporu’na göre dram büyük, ekonomik kayıp çok!

Türkiye’de halen 20 bini aşkın kişi böbrek, karaciğer, kalp, pankreas ve akciğer için nakil bekliyor. 70 bin kronik böbrek hastasından 40 bini ise yaşamını diyaliz makinesine bağlı sürdürüyor. Genetik özelliklerin yanı sıra sağlıklı beslenmeme ve aşırı tuz tüketimi nedeniyle 2016 yılında kronik böbrek yetmezliği hastalarının sayısının 115 bini bulması bekleniyor. Yeterli organ nakli yapılamaması nedeniyle, tedavi masrafları, makine ithalatları,  sarf malzemeleri, beslenme ve ilaç maliyeti, çalışma yaşamında olamama yoluyla oluşan yıllık ulusal kayıp ise yaklaşık 3 milyar dolar.

“Bir insanın organlarının bir kısmı veya tamamı kişi yaşarken ya da henüz sağlıklı iken beyin ölümünün ardından başka insanlarda yararlanılması üzerine bağışlanması” olan organ nakli Türkiye’nin en önemli sağlık sorunlarından biri olmayı sürdürüyor.

İSMMMO’nun raporuna göre; Türkiye’de organ nakli bekleyen hastalar arasında ilk sırada kronik böbrek yetmezliği çekenler geliyor.

Türkiye’de halen böbrek bekleyen 17 bin 997, karaciğer bekleyen 1.706, kalp bekleyen 253, pankreas bekleyen 205 ve akciğer bekleyen 5 hasta bulunuyor.

Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Türkiye’de toplam 20 bin 169 kişi organ nakli için beklerken 2011 yılında organ bağışı sayısı ise sadece 320.

2010 yılında ise 450'si kadavradan olmak üzere toplam yapılan organ nakli sayısı da yalnızca 3 bin 133.

Verilere göre organ nakli bekleyen 20 bin 169 kişinin 4 bin 859’u İstanbul’da yaşıyor. Uzmanlar her yıl bu rakama en az 4 bin kişinin eklendiğini özellikle vurguluyor.

Rapora göre; organ nakli yoluyla hastaların yaşamına devam edebildiği vurgulanırken, organ bulunmasının önemine vurgu yapılıyor.

Türkiye’de eğitimsizlik ve bazen de insanların dini nedenler ileri sürerek yeterli organ bağışı yapmadığı belirtilen raporda, devletin bu konudaki çalışmalarına, kamu çalışanları, doktorlar, öğretmenler ve din adamları gibi çeşitli kesimlerin bilinçlendirme çalışmalarına katılmalarına karşın organ bağışında istenen sonuca ulaşılamadığına vurgu yapılıyor.

“Organ Nakli ve Türkiye Gerçeği“ raporuna ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Muhasebeci ve Mali Müşavir Odası (İSMMMO) Başkanı Yahya Arıkan, organ nakli bekleyen kişilerin ölümle-yaşam arasında bıçak sırtı bir dengede bulunmalarının büyük üzüntü kaynağı olduğunu belirterek, Türkiye’nin yıllık sağlık bütçesinin de bundan ciddi yara aldığını anımsatıyor.

Sosyal sorumluluk gereği İSMMMO’nun “geliyorum” diyen tehlikeye set çekmek, koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak amacıyla sağlıklı beslenme kampanyası yürüten” Türkiye Böbrek Vakfı gibi kuruluşlara destek verdiğini belirten Arıkan “Tüm sivil toplum kuruluşlarının görevi topluma katkı sağlamaktır. Önce kendi etrafımızdan başlayarak toplumun tüm kesimlerini sağlıklı bir yaşam konusunda bilinçlendirmeyi hedefliyoruz” diyor.

ORGAN NAKLİ TÜRKİYE RAKAMLARI

 

 

2011 yılı organ bağışı sayısı

320

Böbrek bekleyen kişi sayısı

17.997

Karaciğer bekleyen kişi sayısı

1.706

Kalp bekleyen kişi sayısı

253

Pankreas bekleyen kişi sayısı

205

Akciğer bekleyen kişi sayısı

5

2010 yılı organ nakli sayısı

3133

Böbrek hastası yıllık bakım maliyeti(Kişi başı $)

30.000

Böbrek nakli maliyeti (Kişi başı $)

22.000

Kronik Böbrek hastası sayısı

70.000

2016 yılı böbrek hastası sayısı (Tahmin)

115.000

Diyaliz merkezi sayısı

792

Diyaliz makine ithalatı (2010-Milyon $)

66.3

Bağışlanmayan organın yıllık maliyeti (Bin$)  

3.000.000

HER HAFTA 12 SAAT DİYALİZ

Rapora göre bir diyaliz hastasının yıllık tedavi masrafı 30 bin doları buluyor. Kişinin yaşam kalitesini düşürmesinin yanı sıra haftada üç kez diyalize girme zorunluluğu var ve her seans 4 saat sürüyor. Bu da bir hastanın her hafta 12 saatini bir diyaliz merkezinde geçirmesi anlamına geliyor. Öte yandan bir ömür boyu diyalize girmek de mümkün değil. Uzmanlar diyalizin ömrü ortalama 4-10 yıl arasında uzattığını belirtiyor, hastanın durumu daha iyiyse bu süre 20 yıla kadar çıkabiliyor.

İSMMMO raporuna göre yalnızca 70 bin diyaliz hastasının yıllık harcama maliyeti 2 milyar doları geçiyor. Kişinin iş hayatının etkilenecek olması, makine parkı ithalatı, beslenme maliyeti gibi başlıklar ve diğer organ nakli bekleyen hastalar da bu hesaba katılınca rakam 3 milyar doları buluyor.

Oysa organ bulunup nakil gerçekleşebilse hem kişi rahata erip yaşam kalitesini yükseltebiliyor hem de ekonomik kayıplar ortadan kalkıyor.

Türkiye’de 354’ü özel olmak üzere toplam 792 diyaliz merkezi bulunuyor. Bu merkezlerdeki makine sayısı 13 bini geçmiş durumda. Bir diyaliz makinesi belirli bir süre ve kullanım seansı sonrası işlevini yitiriyor ve yenilenmesi gerekiyor.  Resmi verilere göre Türkiye, 2010 yılında endoskopi ve diyaliz makinelerinin ithalatına 66.3 milyon dolar para öderken sarf malzemeleri bu rakama dahil değil.

2016’DA 115 BİN BÖBREK HASTASI

Raporda Türk Böbrek Vakfı’nın verilerine de değiniliyor. Vakfa göre Türkiye’de yaklaşık 70 bin diyaliz hastası var. Bu rakam her yıl yüzde 10-12 arasında artış gösteriyor. Bu hesaplamaya göre 2016 yılında diyaliz hastası sayısı 115 bine çıkacak.

Türkiye’de kronik böbrek hastalığının bu kadar yaygın olmasının en büyük nedeni ise geleneksel beslenme alışkanlığı ve yaşam tarzı. Tuz tüketiminin dünya standartlarının çok üstünde olması, yağ ve şeker tüketiminin fazlalılığı. Spor yapma alışkanlığının gelişmemesi nedeniyle erişkinlerin önemli bir bölümünde kalp, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı görülme olasılığı artıyor. Türkiye’de kişi başına günlük 6 gram olan tuz tüketimi oldukça yüksek, bazı bölgelerde bu rakam 24 grama kadar çıkıyor. Doktorlar, şeker ve yüksek tansiyon hastası olanların kronik böbrek hastalığı için uygun zemin hazırladığını belirtiyor.

ÇARE: BAĞIŞI ÖZENDİRMEK

İSMMMO’nun “Organ Nakli ve Türkiye Gerçeği” raporuna göre dünyanın birçok ülkesinde organ bağışı hakkında çok kapsamlı düzenlemeler yapılmış durumda. Türkiye’de bu ülkeler arasında yer alıyor. Bağış yapmak için kişinin yaşarken en yakın merkeze gidip form doldurması ve bağış kartı alması yeterli. Beyin ölümünün gerçekleştiği vakalarda da yakınlarının onay vermesi gerekiyor.

Organ bağışında üç yöntem var. Tüm dünyada en çok kullanılan yöntem yaşarken yapılan bağış. Son yıllarda organ nakli konusundaki bilinçlenmenin artmasıyla yaşarken bağışların sayısında artış var. Bağış yapan kişinin 18 yaşını doldurmuş ve karar verebilecek durumda olması gerekiyor.


Rapora göre organ nakli konusunda dünya örnekleri de çarpıcı sonuçlar içeriyor:

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2010 yılı verilerine göre 106 bin 879 organ nakli yapılmış. Global olarak organ nakline olan ihtiyacın ise her yıl en az yüzde 10 arttığı belirtiliyor. Örgütün hesaplamalarına göre 2010 yılında dünyada 73 bin 179 böbrek, 21 bin 602 Karaciğer, 5 bin 582 kalp, 3 bin 927 akciğer, 2 bin 362 pankreas, 227 incebağırsak nakli gerçekleşmiş.

ORGAN BEKLERKEN GELEN ÖLÜM
Rapora göre; organ beklerken yaşanan ölümler ise başka bir dramatik gelişme. Birçok hasta uygun organ bulunamadığı için hayatını kaybederken bir çoğu da organ mafyasının ağına düşüyor.