Yıl:30  Eylül 2010 Mükellef  Sayı:305


ANAYASAMIZIN ALDIĞI VE ALACAĞI HAL

CUMHURİYETİMİZİN (12 eylül 1982) ANAYASASI 03/11/2001 TARİHLİ 4709 SAYILI KANUN VE AKP İKTİDARININ BU ANAYASADA YAPTIĞI DEĞİŞİKLİKLER SONRASI ORTAYA ÇIKAN DURUM SİZLERİN MÜKAYESESİNİN KOLAYLAŞMASI İÇİN  YERLERİNE KONMUŞTUR

Kırmızı yazılar la ilave edilen 25 md AKP iktidarının değişiklik talebi halk oylaması ile yaklaşık % 42 hayır a karşı % 58 evet ile kabul edilmiştir. 12 eylül 2012 tarihinde kabul edilmiştir

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (*)

(Kurucu Mecliste Kabul Tarihi : 18.10.1982; Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarının Resmî Gazetede İlanı: 20.10.1982-17844; Kanunun Halkoyu ile Kabul Tarihi: 7.11.1982; Halkoyu Sonucunun Yayımlandığı Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer)

Kanun No. : 2709 Kabul Tarihi : 7.11.1982

BAŞLANGIÇ (Değişik: 23.7.1995-4121/1 md.)

Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez ....DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

 

TÜRMOB 57. BŞK.'lar  TOPLANTISINDA
ANAYASA REFERANDUMU ELE ALINDI

31/08/2010 tarihinde ANKARA Kale içinde  yapılan TÜRMOB 57. Başkanlar toplantısında 12 eylül de yapılacak Anayasa referandumunda oda başkanları  TÜRMOB'un tavrının evet mi ? hayır mı ? mı olmasını masaya yatırdılar. TAVIRLARININ NE OLACAĞI SORUSUNU YÖNELTTİĞİMİZ TÜRMOB Gn. Sekreteri Yücel AKDEMİR (sol alt resim) 'tavrımızı açıklama yetkisini başkanlarımız yönetim kurulumuzun kararına bıraktılar. Odalar kendi kararlarını isterlerse kamu ile paylaşabilir . TÜRMOB 'un tavrı içinde durum değerlendirmesini yönetim kurulumuz toplantısında ele alacağız' dedi.

Toplantıya Anayasa da çok önemli değişiklik yapan 26 maddelik referandum paketine niçin evet denmesi gerektiğini Anayasa hukukçusu Prof Dr. Yusuf Şevki HAKYEMEZ (sağ alt resim) anlatırken Niçin hayır denmesini gerektiğini de Anayasa Profesörü İbrahim KABOĞLU (sol üst resim ) anlattı.

Toplantının açılış konuşmasında TÜRMOB Gn. Bşk. Dr. Masum TÜRKER TÜRMOB un  devamı



Meslek örgütleri kanaat açıklamaya zorlanmamalı
Bir gurup AK Parti Bursa Milletvekilinin kendisini ziyaret ederek  12 eylülde gerçekleşecek Anayasa referandumuna evet  oyu istemesi üzerine BSMMMO Başkanı Mesut TOPÇU Anayasa Referandum sürecinin ‘hükümete güvenoyu’ şekline dönüştüğünü söyleyen Başbakan Erdoğan’ın ‘Bitaraf olan bertaraf olur’ sözünü hatırlatarak, “İçimizde evet diyecek de var, hayır diyecek de. Bence meslek örgütlerini referandum için kanaat açıklanmaya zorlamamak lazım” devamı




Ulusal Muhasebeciler Birliği (UMD)
TÜRMOB  Önderlik edip, Tavrını Açıklamalı'
Gurup Başkanlığını Oktay YEŞİLYURT 'un yaptığı Ulusal Muhasebeciler Birliği Anayasa Değişikliği konusunda TÜRMOB'nin  meslek camiasına önderlik edip net tavrını açıklamasını istedi.
   UMD'nin Gazetemize ve TÜRMOB ' a gönderdikleri bildiri de  ; 
1
Açıklamanın Tamamı ..

 

Mükellef DİYOR Kİİ


Burası

Türkiye Cumhuriyeti.

30 yılda en az 5 kez yazdık 
Anaya-so
ve
Babaya-so larla  fazla oynanmaz .

Mesele sadece yargıcılar yürütmeciler meselesidir. Diyor. yanlış anlaşılıyoruz...

Açıklayalım.

Yürütme kimdir?
İcra organı Yasamadan türeyip Yasamayı-da şekillendiren Hükümettir. 

Anayasanın Anayasa Türkiye Cumhuriyetinin temelidir. Anayasadaki Kuvvetler dengesinin daha iyi anlaşılması için Bana kalsa Yürütme yerine İcra Yargı yerine Anayasa Mahkemesi=Babaya-so tabirlerini kullanır dım.
Kavram kargaşası yaratanlara (Maddi, Şekli ; Dini anayasa tabirlerini kullananlar)
Türkiye Cumhuriyetini
bölelim de kursağımızdan geçecek hale getirelim diyen sınırlarımız dışından kumanda ile yönetilen robot kıt kanaat beyinlere  Kanuni Esasi-ye'den itibaren Anayasal tarihimizi tekrar gözden geçirmelerini öneririm.

Anayasa nın tanımı da amacıda
dünyada olduğu gibi tektir. Devletin temelini kurum ve kuralları ile  oluşturmak şeklini belirlemek Ana ve baba gibi korumaktır.

Hukukçular, Anayasa Hukukçuları Anayasalarda istikrar esas değişimse ihtiyaçtır. der  Dünya da bizden sık Anayasası nı değiştiren yok. sIK DEĞİŞİKLİK İSTEYENLERİN GEREKÇELERİ VE  Savunmaları da asker geliyor ANAYASAYI YAPIYOR GİDİYOR sivil anayasa yapılmıyor.

Bugün bütün dünyada devlet olup cumhuriyetle yönetilenlerin ilk anayasalarını yapanlar o devleti kuran silahlı güçlerdir de ve sivillermidir  rrrrrrrr....!? EVET SİVİLLER VE SAVAŞARAK KATILAN

Türkiye Cumhuriyeti ni veya Cumhuriyet kelimesinin manasını bilinçli olarak Demokrasi rejimi ile karıştıranlarda  var. Bilinçli değil de:  Halk anlamaz canımlar-la çokta fark yok ki zaten kolaycılığına kaçanlarda var.

Cumhuriyet devlet biçimidir. Demokrasi ise rejimdir. Cumhuriyet tarih boyunca devlet kuranların  kabullenip bir bayrak altında toplanmak şekli ile kurdukları devlet biçimlerine rejimleri ne olursa olsun Cumhuriyet denir. Devlet olmak Asker güç gerektirir devlet kalmakta.

 Demokrasi ise sonradan roma menşeli olduğu söylenen her yöne çekilen çok esnek laçkalaştırılarak kullanılan sözlüklerde en az 4 tanımı olan üzerine sosyal demokratım diye tabirler üretilen bence kuralları belirsiz rejim biçimidir. Tanımı şekli tam yapılmalıdır.  Ancak bilinçli bilinçsiz bilinen tüm tanımları doğru kullanılmıyor doğru uygulanmıyor. Bu durum herkesin kendine göre bir demokrasi anlayışı geliştirmesine neden oluyor Romlılardan türediyse ki bu iddiada olanlar var Demokraside asker güçlerin eseri rejim biçimleridir. Cumhuriyetse rejim değil devlettir.

 Çok bariz orta dadır . Türkiye senden benden olmayanlar şeklinde tehlikeli boyutlarda 80 den önce olduğu gibi kutuplaştırıldı. Kurtarılmış mahalleler şeklinde komin yaşam biçimleri belli bir palazlanma kültürü ile yerleşti. Tarih boyunca yaşadığımız Cematler toplulukları falanca hocanın muritleri şeklinde tekrar gündemde. Tüm bu örgütlenmeler:  Ekonomik sıkıntılar içerisinde yanlızlaştırılan ve yozlaştırılan bireylerin sığınacak limanları olduklarını iddia ederek kendilerine biat etmeleri halinde sorunlarından kurtulacakları propagandaları ile besleniyorlar.

Türkiye biz 4 kutba ayırıyoruz da; 
Tehlike : 1- ideolojik rejim yanlısı dışardan destekli misktik güçlerle,,  2-sözde Cumhuriyetci aslında demokrat Cudamlar yani 2 nci Cumhuriyetçiler birleşmişler. 3- Birinci Cumhuriyeti önce halledelim sonra kendi Cumhuriyetimizi kurarız. Üç kutup anlaşıldı sanırım

4. kutupta. Adam sende ben günümümü  yaşarım hatta anı benden gayrısı şamda kayısıcılar. Bu rahatlığı sağlayan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Demokrasi rejimi değildir. Çünkü Demokrasiyi hepimiz çok seviyoruz. Herkesin sevgilisi orta malı olmuş herkesin herkesin rakkasesi bir demokrasi var.

Diğer taraftan benim gibi kominist lakaplı ki hiç sevmem kökten Cumhuriyetciler var birde hayırda hayır vardır diyenler.

Ulus devlet kalmak istemeyenlere

Hayır.

Demokrasi rakkasesi ile göz boyayıp akıl çelenlerin dünya vatandaşlığı altında şirket vatandaşlığını gizliden yerleştiren blinçlatımızı elde edenlerin, Kardeşlik semazenliği ile kendince demokrat cemaatler kururup  Cumhuriyete değil rejime karşı oluduğunu söyleyerek Cumhuriyet bütünlüğümüzü tehlikeye atanlara

Hayır.

Yoruldum artık bu konuda yazmaktan yeter netice budur. Birde referanduma doğru da birkez daha hatırlatacağım.

Hattı müdafa zamanıdır.

SSCB dağıldı adında Cumhuriyet vardı mı da dağıldı. ABD dağılmadı çünkü onlar ulus devlet olmanın önemini kavradı. Cumhuriyetçiler ve demokratlar ABD 2 parti var. halada öyle. Orda demokrasi yokmu var ama kurallar kesin Anayasaları bir kez bile değişmemiş. Her eyaletin anayasası var derler doğrudur. Ama her eyaletin Anayasa Mahkemesi de var.  Kuruluş amaçları ve Görevleri  aynı bizdeki gibi.  Eyaletler Üstü ANAYASA  dayanağı ile var oluyorlar. Seçim sitemleri eyaletten eyalete farklılık gösteriyor. 

30 yıl önce ne yazdı isek 16,5 önce Hacı bacı hükümetinde durumun kiritikleştiğini görüp bugünlere gelineceğini işaret etti isek
 Ya devlet başa yada kuzgun leşe demek istedik.
Bölmek ve bölünmek isteyenlere hayır.
Ağlamayana mama yok zihniyeti ile Anamızı Anayasalarımızı sömürenlere hayır.

Madem deyimler konuşuyor
Çare üretmeden sorun yaratanlara bendende bir deyim

Eceli gelmiş köpek cami havlusuna işermiş
25/07/2010


16, yıl öncesini Tıklayın Okuyun

 

 

DENGE

Osman
ERTEM

Yargıcılar....!  ....Yürütmeciler....!

Türkiye kötü bir kamplaşma içerisine sürükleniyor. Bu kamplaşmanın kime yararı var herkesce biliniyor. Ama ya tarafsındır yada bi taraf iki olasılığı ile gelinen bu kamplaşma dan ben inanıyorum ki sağ duyu hakim çıkacak .

1982 anayasasının gençlik kızlık çağları tamamlanmadan 1985 leri devirir devirmez  anayasa bir kere delinse ne çıkar benim memurum işini bilir çok enteresan rahmetli ÖZAL LAFLARI idi.(Geçmişe dönük tespitlerinin sanki değil itirafı idi.) o günlerden sonra hacı bacı hükümeti dönemi ile dünyaya ayak uyduruldu sanki her türden her günahtan insanları ..devamı
 
 

Mustafa ÖZYÜREK
ANAYASA  MAHKEMESİNİN KARARI TATMİNKAR DEĞİL !

AKP İktidarının Demokratik Açılım için gerekli görerek, Yargı'nın da. Yasamaya müdahale ettiğini ileri sürüp 12 Eylül Anayasasından  kurtuluyoruz savları ile hazırlayıp tartıştırdığı Anayasa değişikliği ile ilgili  hazırladığı kanununu,

CHP'si ; "AKP iktidarı yargıyı siyasallaştırmak istiyor. Anayasal Hukuk anlayışı ile bağdaşmayacak bu tutum Türkiye Cumhuriyetini hukuk devleti olmaktan çıkarmak gayretidir  " açıklamaları ile itiraz edip Anayasa Mahkemesine götürerek iptalini istemişti.

 07 / Temmuz 2010 Tarihinde Basın toplantısı düzenleyerek Anayasa Mahkemesi Kararını açıklayan Başkan Haşim KILIÇ 9,5 saat süren bir toplantıdan sonra  bir karara vardıklarını belirterek şu açıklamaları yaptı.

 Alınan kararlarla ilgili şu açıklamayı yaptı:“Başvuran davacıların, bu Anayasa paketinin tamamının şekil yönünden iptali konusundaki iddialarının tamamı reddedilmiştir. Ancak, Anayasa paketinin, anayasamızın 4. maddesinde ön görülen teklif edilemezlik yasağı kapsamında olduğu iddia edilen 8., 14., 16., 19., 22., 26.