Yıl:30  Sayı: 318 ARALIK 2011 Mükellef 

Mükellef  DİYOR Kİİ

Burası Türkiye Cumhuriyeti.
30 yılda en az 5 kez yazdık 
Anaya-so   ve  Babaya-so larla  fazla oynanmaz .

Mesele sadece yargıcılar yürütmeciler meselesidir. Diyor. yanlış anlaşılıyoruz...(tık)
Açıklayalım.Yürütme kimdir?
İcra organı Yasamadan türeyip Yasamayı-da şekillendiren Hükümettir. 

Anayasanın Anayasa Türkiye Cumhuriyetinin temelidir. Anayasadaki Kuvvetler dengesinin daha iyi anlaşılması için Bana kalsa Yürütme yerine İcra Yargı yerine Anayasa Mahkemesi=Babaya-so tabirlerini kullanırdım.
Kavram kargaşası yaratanlara (Maddi, Şekli ; Dini anayasa tabirlerini kullananlar)
Türkiye Cumhuriyetini
bölelim de kursağımızdan geçecek hale getirelim diyen sınırlarımız dışından kumanda ile yönetilen robot kıt kanaat beyinlere  Kanuni Esasi-ye 'den itibaren Anayasal tarihimizi tekrar gözden geçirmelerini öneririm.

Anayasanın tanımı da amacıda
dünyada olduğu gibi tektir. Devletin temelini kurum ve kuralları ile  oluşturmak şeklini belirlemek Ana ve baba gibi korumaktır.

Hukukçular, Anayasa Hukukçuları Anayasalarda istikrar esas değişimse ihtiyaçtır. der Dünya da bizden sık Anayasasını değiştiren yok. Savunmaları da asker geliyor sivil anayasa yapılmıyor.

Bugün bütün dünyada devlet olup cumhuriyetle yönetilenlerin ilk anayasalarını yapanlar o devleti kuran silahlı güçlerdir mi....!?
 EVET = (Ulus ve Devlet olmak ve kalabilmek silah ve silahlı güç gerektirmiştir ve gerektirecektir de...)

Türkiye Cumhuriyetini veya Cumhuriyet kelimesinin manasını bilinçli olarak Demokrasi rejimi ile karıştıranlarda  var. Bilinçli değilse de:  Halk anlamaz canımlar-la çokta fark yok ki zaten kolaycılığına kaçanlarda var. Tarihi gelişimi oligarşi -monarşi -Aristokrasi ve nihayet  Halkın egemenliği = Cumhuriyettir...

Cumhuriyet devlet biçimidir rejimidir. Cumhuriyet bütün sözlüklerde tanımı tek ve nettir. = Ulusun Egemenliğini elinde tuttuğu seçtiği vekillerle egemenlik hakkını koruduğu devlet biçimidir. Dolayısı ile idare şekli ve rejimidir.

 Cumhuriyet tarih boyunca devlet kuranların  kabullenip bir bayrak altında toplanmak şekli ile kurdukları devlet biçimlerine rejimleri ne olursa olsun çeşitli tanım değişiklikleri evrelerinden  sonra Cumhuriyet denmiştir.  Devlet olmak Askeri  güç gerektirir devlet kalmakta.

 Demokrasi ise sonradan roma menşeli olduğu söylenen her yöne çekilen çok esnek laçkalaştırılarak kullanılan sözlüklerde en az 4 tanımı olan üzerine sosyal demokratım diye tabirler üretilen bence kuralları belirsiz rejim biçimidir.  Tanımı şekli tam yapılmalıdır.  Ancak bilinçli bilinçsiz bilinen tüm tanımları doğru kullanılmıyor doğru uygulanmıyor. Bu durum herkesin kendine göre bir demokrasi anlayışı geliştirmesine neden oluyor. Sınırsız özgürlükler yanılgısı yaratıyor. Demokrasi  Romalılardan türediyse ki bu iddiada olanlar var Romalılarda silahla ve silahlı güçlerle ulus devlet olmuşlar. Demokraside asker güçlerin eseri rejim biçimleridir.
Cumhuriyetse rejim değil devlettir biçimidir rejimlerin hem babası hem anasıdır.

 Çok bariz orta dadır . Türkiye senden benden olmayanlar şeklinde tehlikeli boyutlarda 80 den önce olduğu gibi kutuplaştırıldı. Kurtarılmış mahalleler şeklinde komin yaşam biçimleri belli bir palazlanma kültürü ile yerleşti. Hacı Bacı hükümetinden sonra Tarih boyunca yaşadığımız Cemaatler toplulukları falanca hocanın müritleri şeklinde tekrar gündemde ve sahnede . Tüm bu örgütlenmeler:  Ekonomik sıkıntılar içerisinde yalnızlaştırılan yalnızlaştırılarak yozlaştırılan her olaya ekonomik bakan bireylerin sığınacak limanları olduklarını iddia ederek kendilerine biat etmeleri halinde sorunlarından kurtulacakları propagandaları ile besleniyorlar. Adları falanca hocacılar PKK'lılar vs gibi..

Türkiye
biz bu olumsuz açıdan  4 kutba ayırıyoruz; 
 
1-) İdeolojik rejim yanlısı dışarıdan destekli misktik güçler  ve halkların özgürlüğü safsatası prim yapan bölücü teröristler. 2-)  2 nci Cumhuriyetçiyiz diyen sözde rejim karşıtı dışarıdan destekli aydın ukalalar. 3-) Ama farkında ama değil Ateistlik düzeyinde Para her -  şeydir
anlayışında olan kapitalistler

Bu üçüne biz filleşmiş...fosilleşmiş diyoruz ki  kendini koruyarak her devlet olunmanın hazmettirilemediği uluslarda  oluşabilir diyoruz...

4-) Bu üç filleşmiş zihniyetin medya kontrolünü ele geçirerek ekonomik sıkıntılara gark ederek yalnızlaştırdığı günü kurtarmaya çalışmaktan adam sendeci büyük çoğunluk halk..


Türkiye üzerinde herhangi bir bakımdan art niyetli emelleri olan dış sebeb ve güçler üç filleşmiş zihniyeti ince politikalarla olgunlaştırarak siyasileşmelerine ve siyasette güçlenmelerine yardımcı olmuşlardır.
Bu üç Filleşmiş zihniyetin ORTAK maksadı 1 nci Cumhuriyeti halledip Türkiye'yi bölüp ama kavgalı ama kavgasız veya ama kanlı ama kansız kendi cumhuriyetlerini kurmaktır. Örneğin Kürdistan Cumhuriyeti...bir ara moda idi İslam Cumhuriyeti...vs..vs.. 

Bu dört kutbun karşısında olan bizim zihniyette ki 1. Cumhuriyetçiler...DİYORUZ Kİ 

Ulus devlet kalmak istemeyenlere
Hayır.

Demokrasi rakkasesi ile göz boyayıp ahlak yıkımı yaratarak ananelerimiz yıpratıp akıl çelenlere, bukalemun aydınlara, dünya vatandaşlığı altında şirket vatandaşlığını gizliden yerleştirip bilinçaltımızı elde edenlere, Kardeşlik semazenliği ile kendince demokrat cemaatler kurup  Cumhuriyete değil rejime karşı olduğunu söyleyerek Cumhuriyet bütünlüğümüzü tehlikeye atanlara, Hocacılara, PKK ve KCK lara ve bu safsataları efsaneleştiren adam sendecilere..
Hayır.

ve DİYORUZ Kİ beyler SATHI DEĞİL/  ( Türkiye sınırlarını ) HATTI MÜDAFAA  zamanıdır.

SSCB dağıldı adında Cumhuriyet vardı mı da dağıldı. (Adı yanlıştı sosyalistlik' cumhuriyetçilik ve komin- koministcilik bir potada olmazdı olmadı ve dağıldı. 
Amerika Birleşik Devletleri = ABD Sadece adları cumhuriyet değil devlet. Dağılmadı çünkü onlar ulus devlet olmanın önemini kavradı. Eyaletler ufak devletçiklerdi. Her eyalet ayrı bir anayasal düzene ve anayasa mahkemesine sahipti. Ancak Eyaletler üstü ABD anayasasına eyalet anayasaları asla aykırı olamazdı. Olmadı da Eyaletlerde anayasal düzenlemelerin yapılmasın bazı hukukçularımız ABD anayasası da değişti diye anlayıp anlatırken bu ayrıntıyı ne hikmetse atlarlar.  ABD 2 parti var. Cumhuriyetçiler ve demokratlar.
Halada öyle. Çünkü ABD anayasasının değişmez kuralıdır 2 partili düzen . Orda demokrasi yok mu var ama ama eyaletlerde ilke bazlı demokrasi işletilir günün koşullarına göre yasalar yapılır eyaletin anayasası değişti denir. ABD bütününde kurallar kesin Anayasaları bir kez bile değişmemiş. Her eyaletin anayasası var derler doğrudur. Ama her eyaletin Anayasa Mahkemesi de var.  Kuruluş amaçları ve Görevleri  aynı bizde ki gibi.  Eyaletler Üstü değişmeyen ANAYASA  dayanağı ile var oluyorlar. Seçim sitemleri eyaletten eyalete farklılık gösteriyor. 

1 nci Cumhuriyetimizin kurucusu rahmetli ATATÜRK ve Silah - dava arkadaşlarının Milli Kütüphanedeki kendi el yazıları ile yazdıkları notlar ve hatıratları incelenince Türkiye Cumhuriyeti Coğrafi olarak 7 bölgeye bölünmüş. (Marmara ,Ege,Kara ve Akdeniz  bölgeleri Doğu,Orta,Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmak üzere)  Makro Mikro düzeyde toprak ve yatırım planlanması gerçekleşsin diye DPT kurulması ve tabi ki atlamadık 2 partili siteme geçilmesi planlanmış. Atatürk'ün ömrü vefa etmemiştir. Süreç gecikmiştir. Aslında ATATÜRK'ün ABD yönetim sitemini benimsediğini iddia edenler var ki bizde buna katılıyoruz.

Ez cümle vesselam diyoruz ki ....

aşağıdaki anayasalarımıza aykırı olmayacak yeni baştan  Hattı Müdafaa eden en az  3 asırlık anayasaya evet  Anayasa günün koşullarına göre değişmeyecek devlet olmanın ana hatlarıdır açık sarih ve en fazla 50 madde olmalıdır. Devlet içinde devlet olmaya çalışanların idam olunacağı hükmü kesin yapılacak anayasanın ana hattını koruyan kural olarak  benimsenmelidir.  Diğer bütün kanunlarımızda mevcut  Türk ulusu bütünlüğünü bozacak iktisadi- ekonomik ve sosyal kavram ve kargaşalardan arındırılarak yeni anayasaya uyarlanmalıdır. (Gözünüzde büyütmeyin örneğin TTK ya Anayasal bütünlüğümüze aykırılıklar varsa veya çıkarsa uygulanmaz dersiniz olur biter)

1876 Kanuni Esasi temelli Teşkilât-ı Esasiye Kanunu, ilk T.C. Anayasası'nın ilkelerini belirleyen; 85 no.lu ve Kabul Tarihi: 20 Kânun-ı Sani 1337 (20 Ocak 1921) olan kanun ilk yazılı anayasamızdır.  1923 yılındaki değişiklikle Cumhuriyet ilan edilmiştir

30 yıl önce ne yazdı isek 16,5 yıl önce Hacı bacı hükümetinde durumun kritikleştiğini  görüp bugünlere gelineceğini işaret etti isek
 Ya hukuk devleti başa yada kuzgun leşe demek istedik.

Bölmek ve bölünmek isteyenlere
hayır.
Ağlamayana mama yok zihniyeti ile Anamızı Anayasalarımızı sömürenlere hayır. Madem deyimler konuşuyor
Çare üretmeden sorun yaratanlara bendende bir deyim.. hatırlatması
Eceli gelmiş köpek cami havlusuna işermiş

25/07/2010

Bu yazı neden mi tekrarlandı ? (solda İGİAD bildirisinden de ) anlaşılacağı üzere..Bize göre  ışınlanma çağındayız Türkiye'nin gündemi 2, 5 senedir aynı. Demokrasi diye diye çok laf üretiyor hiç bir şey yapmıyoruz 


16, yıl öncesini Tıklayın Okuyun