Yıl:26    KASIM   2007      Sayı:271

Ayın (seçme) Yazısı
Basından
Bunu yapmayın!

Deniz Baykal iktidarın hukuk devletine karşı suikast vahametinde bir suç işlemeye hazırlandığını ihbar etti!

CHP lideri iktidarın “sınır ötesi harekât” patırtısı arasında savcı ve hakim kadrolarını yandaşları ile doldurma amaçlı bir yasa değişikliğini meclisten geçirmek üzere olduğunu bildirdi.

Kanun teklifinin Perşembe günü meclis genel kuruluna indirileceğini öne sürerek yargının bağımsızlığını önemseyen ve hukuk devletini korumak isteyen herkese alârm verdi.

Hakim ve savcıların mülâkat ile işe alınmalarını sağlayacak düzenlemeyi hükümet daha önce de çıkarmak istemişti.

AKP iktidarının mülâkat yöntemini kadrolaşma amaçlı olarak kullandığını herkes biliyor. O nedenle düzenleme Cumhurbaşkanı Sezer’den dönmüştü.

Çankaya gül bahçesi

Artık Sezer engeli bulunmuyor.

Fırsat bu fırsat, amaçlanan yöntem, toplumun terör ve Kuzey Irak sorunlarıyla meşgul olduğu şu günlerde bir AKP milletvekilinin (Yılmaz Tunç) verdiği kanun teklifi ile yasama sürecine sokuldu.

“Cambaza bak” yöntemi, teklifin medyaya duyurulmadan komisyon aşamasına kadar gelmesini sağlamıştır.

Bir düzeltme yapalım: Baykal teklifin komisyondan geçtiğini söyledi ama bizim elde ettiğimiz bilgi komisyon aşamasının henüz tamamlanmış olmadığıdır.

Bu durum, yargı bağımsızlığına karşı işlenecek suça karşı iktidarı uyarmakla görevli demokratik güçler hesabına şanstır.

Aslına bakarsanız iktidar için de şanstır.

Çünkü Başbakan dün Kızılcahamam’daki parti toplantısında “demokratik hukuk devleti çıtasını daha yükseğe çıkaracaklarını” söyleyerek dinleyenleri coşturuyordu.

Hukukun çıtası kırılır

CHP lideri Baykal’ın uyarısına asıl o kulak vermelidir:

“Düzenlemeden Yargıtay’ın haberi yok. Emri vaki yapacaklar. Mülâkat yöntemi getirilmek isteniyor. Mülâkatı bakanlığın kontrolündeki bürokratlar yapıyor. Yani listeler siyasetçiler tarafından hazırlanacak, bürokratlara verilecek ve hakimler seçilecek.”

Tarikat ve cemaat önderlerinin kasetlenmiş, belgelenmiş talimatları yandaşlarına “mülkiye ve adliye gibi hayatî müesseselerde” örgütlenmeleri hedefini gösteriyor.

Baykal dünkü konuşmasında “Bu yasa çıktığı zaman Türkiye’de yargı AKP’nin siyasi kontroluna girmiş olacaktır. Sıradan bir siyasallaşma mı olacak yoksa bir tarikat yapılanması mı; bunu göreceğiz” dedi.

Böyle bir felâketi önlemek için herkes, demokrasinin elverdiği tüm olanakları sonuna kadar kullanmalıdır!

 

*****


İyi şeyler de oluyor

Yiğidi öldür, hakkını ver demişler.

İktidarın Kuzey Irak’taki terör kaynağına karşı sabırla ördüğü ve yürüttüğü politikaların şu anda vardığı aşamayı başarılı buluyorum.

Ve “mücadelede çok kritik bir aşamaya geldik” diyen Başbakan’ın talep ettiği yardım ve desteği, bütün partilerin esirgememesi gerektiğini düşünüyorum.

Başbakan Erdoğan dün partisinin Kızılcahamam’daki toplantısında PKK’nın izole edilerek sosyal, lojistik, finansal ve psikolojik desteklerinden yoksun bırakılması yolunda önemli mesafeler alındığını söylerken haklıdır.

Böyle bir aşamada toplumsal psikolojinin iyi yönetilmesi gerekiyor. Yani siyaset elbette tatile sokulmamalı ama rekabet biraz daha yumuşayabilir.

Toplumda ayrışmayı ve sabırsızlığı tahrik etmekten sakınmak sağlanabilir.

Öbür alanlar için bir şey diyemem ama terörle mücadele alanında iktidar krediyi hak ediyor.
 

Vatan Gazetesi
Güngör MENGİ
25/11/07 Pazar