|
Ayın
(seçme) Yazısı
Basından
Bunu yapmayın!
Deniz
Baykal iktidarın hukuk devletine karşı suikast vahametinde bir suç
işlemeye hazırlandığını ihbar etti!
CHP lideri iktidarın “sınır ötesi harekât” patırtısı arasında savcı ve
hakim kadrolarını yandaşları ile doldurma amaçlı bir yasa değişikliğini
meclisten geçirmek üzere olduğunu bildirdi.
Kanun teklifinin Perşembe günü meclis genel kuruluna indirileceğini öne
sürerek yargının bağımsızlığını önemseyen ve hukuk devletini korumak
isteyen herkese alârm verdi.
Hakim ve savcıların mülâkat ile işe alınmalarını sağlayacak düzenlemeyi
hükümet daha önce de çıkarmak istemişti.
AKP iktidarının mülâkat yöntemini kadrolaşma amaçlı olarak kullandığını
herkes biliyor. O nedenle düzenleme Cumhurbaşkanı Sezer’den dönmüştü.
Çankaya gül bahçesi
Artık Sezer engeli bulunmuyor.
Fırsat bu fırsat, amaçlanan yöntem, toplumun terör ve Kuzey Irak
sorunlarıyla meşgul olduğu şu günlerde bir AKP milletvekilinin (Yılmaz
Tunç) verdiği kanun teklifi ile yasama sürecine sokuldu.
“Cambaza bak” yöntemi, teklifin medyaya duyurulmadan komisyon aşamasına
kadar gelmesini sağlamıştır.
Bir düzeltme yapalım: Baykal teklifin komisyondan geçtiğini söyledi ama
bizim elde ettiğimiz bilgi komisyon aşamasının henüz tamamlanmış
olmadığıdır.
Bu durum, yargı bağımsızlığına karşı işlenecek suça karşı iktidarı
uyarmakla görevli demokratik güçler hesabına şanstır.
Aslına bakarsanız iktidar için de şanstır.
Çünkü Başbakan dün Kızılcahamam’daki parti toplantısında “demokratik
hukuk devleti çıtasını daha yükseğe çıkaracaklarını” söyleyerek
dinleyenleri coşturuyordu.
Hukukun çıtası kırılır
CHP lideri Baykal’ın uyarısına asıl o kulak vermelidir:
“Düzenlemeden Yargıtay’ın haberi yok. Emri vaki yapacaklar. Mülâkat
yöntemi getirilmek isteniyor. Mülâkatı bakanlığın kontrolündeki
bürokratlar yapıyor. Yani listeler siyasetçiler tarafından hazırlanacak,
bürokratlara verilecek ve hakimler seçilecek.”
Tarikat ve cemaat önderlerinin kasetlenmiş, belgelenmiş talimatları
yandaşlarına “mülkiye ve adliye gibi hayatî müesseselerde”
örgütlenmeleri hedefini gösteriyor.
Baykal dünkü konuşmasında “Bu yasa çıktığı zaman Türkiye’de yargı
AKP’nin siyasi kontroluna girmiş olacaktır. Sıradan bir siyasallaşma mı
olacak yoksa bir tarikat yapılanması mı; bunu göreceğiz” dedi.
Böyle bir felâketi önlemek için herkes, demokrasinin elverdiği tüm
olanakları sonuna kadar kullanmalıdır!
*****
İyi şeyler de oluyor
Yiğidi öldür, hakkını ver demişler.
İktidarın Kuzey Irak’taki terör kaynağına karşı sabırla ördüğü ve
yürüttüğü politikaların şu anda vardığı aşamayı başarılı buluyorum.
Ve “mücadelede çok kritik bir aşamaya geldik” diyen Başbakan’ın talep
ettiği yardım ve desteği, bütün partilerin esirgememesi gerektiğini
düşünüyorum.
Başbakan Erdoğan dün partisinin Kızılcahamam’daki toplantısında PKK’nın
izole edilerek sosyal, lojistik, finansal ve psikolojik desteklerinden
yoksun bırakılması yolunda önemli mesafeler alındığını söylerken
haklıdır.
Böyle bir aşamada toplumsal psikolojinin iyi yönetilmesi gerekiyor. Yani
siyaset elbette tatile sokulmamalı ama rekabet biraz daha yumuşayabilir.
Toplumda ayrışmayı ve sabırsızlığı tahrik etmekten sakınmak
sağlanabilir.
Öbür alanlar için bir şey diyemem ama terörle mücadele alanında iktidar
krediyi hak ediyor.
Vatan Gazetesi
Güngör MENGİ
25/11/07 Pazar
|