Yıl:30  Sayı: 358 MART 2015 Mükellef 


TMUD AYLIK BİLGİLENDİRME TOPLANTISININ
KONUĞU TÜRMOB DİSİPLİN KURULU BŞK. SÜLEYMAN  GENÇ


"Kamu Hizmeti Görevlisi Değiliz"




Vergi Hukuku üzerine yüksek lisans yapmış YMM Süleyman Genç (soldaki foto sağdaki) Bir Kamu Kurumu Niteliğindeki meslek Odalarının mensupları olan SMMM ve YMM'lerin ürettikleri hizmet kamu hizmeti niteliğinde bir hizmet olmakla beraber bu durum onları "kamu hizmeti görevlisi" yapmaz dedi. 

Toplantıda Gazetemizin Mükellef'in  sorularını cevaplayan TMUD Başkanı ve İYMMO Bşk.Yard. Sabri TÜMER (üstteki foto Sağ başta) KGK nın ve Mali İdarenin hazırladığı sorumluluklarımızı içeren yeni yönetmelik taslağı hakkında TMUD üyelerimizin görüşlerini de aldığımız bu toplantıda Sayın GENÇ e teşekkür plaketini vermek üzere adaşı ve aktif üyelerimizden Süleyman BİLGE davet ediyorum dedi.

Genç'in  Sunumu

3568 SAYILI KANUNA TABİ
SMMM ve YMM'LERİN SORUMLULUKLARI

  
    A) GENEL OLARAK
     SMMM ve YMM'lerin Sorumlulukları
     SMMM ve YMM'lerin sorumluluklarını başlıklar halinde saymak gerekirse;
     1-Tam tasdik işlemleri nedeniyle YMM'lerin vergiden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması
     2-SMMM ve YMM'lerin müşterisine karşı Borçlar Kanunu'na göre sorumlu tutulması
     3-SMMM ve YMM'lerin mesleğini icra ederken işlediği bazı suçların Türk Ceza Kanunu'na karşı yaptırımına tabi tutulması
     4-SMMM ve YMM'lerin disiplin soruşturmasına tabi tutulması

     B) SMMM VE YMM'NİN İŞİNİN VE KENDİSİNİN TANIMI        

     AA)SMMM ve YMM'lerin Yaptığı İş Kamu Hizmeti Niteliğindedir.

     Devlet veya diğer kamu tüzel kişilerinin genel ihtiyaçları karşılamak ve tatmin etmek, amme menfaatini sağlamak için icra edilen ve umuma sunulan edilmiş bulunan devamlı ve düzenli faaliyetlere kamu hizmeti denilmektedir.

     -Hizmetin Devlet veya kamu tüzel kişilerince yerine getirilmesi,

     -Umumi ve toplumsal ihtiyaçları karşılamak ve tatmin etmek ve genel çıkarı sağlamak için kurulmuş olmalıdır,

     -Umuma arz edilmiş olmalıdır,

     -Devamlı ve düzenli olmalıdır.
     SMMM ve YMM'lerin yaptığı işin niteliği yukarıdaki tanımları içerdiğinden kamu hizmeti niteliğindeki bir hizmet olduğu tartışmasızdır.

     SMMM Odaları, YMM Odaları ve TÜRMOB Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarıdır. Anayasanın 135'inci maddesine göre "...belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir."

BB)SMMM ve YMM'ler Serbest Meslek Erbabıdır Kamu Hizmeti Görevlisi Değildir.

Bir Kamu Kurumu Niteliğindeki meslek Odalarının mensupları olan SMMM ve YMM'lerin ürettikleri hizmet kamu hizmeti niteliğinde bir hizmet olmakla beraber bu durum onları "kamu hizmeti görevlisi" yapmaz.

Nitekim Anayasa'nın 128 inci maddesine göre Kamu hizmeti görevlisi; "Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. "

Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı gibi serbest meslek erbabı olan  SMMM ve YMM'ler, aylık ve ödenekler ve diğer özlük işleri bakımından "kamu hizmeti görevlisi" gibi kadro sahibi kişiler değillerdir. SMMM ve YMM'ler kendi gelirlerini kendi meslek mevzuatı çerçevesinde elde ederler.

SMMM ve YMM'lerin kamu görevlisi gibi algılanmasının nedeni 3568 sayılı Kanun'un 47'nci maddesinde yer alan düzenlemenin yanlış yorumlanmasındandır." Meslek mensupları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı, fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu'nun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılırlar." ifadesinin mefhum-u muhalifinden, SMMM ve YMM'lerin "kamu hizmeti görevlisi" olmadığı, sadece bazı görev suçlarının cezalandırılması bakımından kamu görevlisi gibi işleme tabi tutulacağı anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 128'inci maddesindeki açık tanıma ve 3568 sayılı Kanun'un 47'nci maddesindeki düzenlemeye göre SMMM ve YMM'lerin kamu hizmeti görevlisi sayılması olanaksızdır.
C-SMMM VE YMM'LERİN CEZAİ SORUMLULUĞU

AA) Meslek Kanunu Açısından Hapis ve İdari Para Cezaları

3568/Madde 49

3568 sayılı Kanun'un 3'üncü maddenin birinci fıkrasına aykırı davrananlar (Kanunen kullanmaya yetkisi olmayanlar tarafından serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavir unvanlarının veya bu unvan veya kavramlara karışacak veya onlara benzer her türlü unvan, ibare veya remizlerin kullanılması yasaktır.) hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis ve adli para cezasına hükmolunur (Bu hüküm meslek mensubu olmayanlara uygulanır.).

3568 sayılı Kanun'un 13'üncü maddesine göre (Meslek mensupları, kişisel veya ortak bürolarında mesleği yapmaları yasaklananları çalıştıramayacakları gibi, bunlarla her ne şekilde olursa olsun meslekleri ile ilgili işbirliği yapamazlar.) (Disiplin Yönetmeliğinde karşılığı 7/b-Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma) ,

3568 sayılı Kanun'un 15/4 maddesine göre ( Odalara üye olmayan meslek mensupları mesleki faaliyette bulunamazlar) (Disiplin Yön.6/q Kınama)

3568 sayılı Kanun'un 41/2  maddesine göre ( Odalar, her yıl sonu itibarıyla mevcut üyelerine ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca talep edilecek bilgileri, Ocak ayı sonuna kadar bildirmekle yükümlüdür.) (Disiplin Yön.6/q Kınama)

43/1,2 ( Meslek mensupları ve bunların yanlarında çalışanlar, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ifşa edemezler, çeşitli kanunlarla muhbirlere tanınan hak ve mensupları menfaatlerden faydalanamazlar. Ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması mecburidir.).

3568 sayılı kanunun 45'inci maddenin birinci [Serbest muhasebeci mali müşavirler bu unvanlarla, yeminli mali müşavirler ise bu unvan ve tasdik yetkisiyle; 2'nci maddede yazılı işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzelkişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar (Disiplin Yön.7/b- geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma), ticari faaliyette bulunamazlar (Disiplin Yön.7/e-geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma), meslekle ve meslek onuru ile bağdaşmayan işlerle uğraşamazlar (Disiplin Yön.6/m -uyarı cezası).]

     3568 sayılı Kanun'un 45/beşinci fıkrası hükümlerine [Meslek mensupları, iş elde etmek için reklâm sayılabilecek faaliyetlerde bulunamazlar (Disiplin Yön.6/f kınama). Tabela veya basılı kağıtlarında ruhsatname ile belirlenen mesleki unvanları dışında başka sıfat kullanamazlar (Disiplin Yön.6/b- Kınama).]

Yukarıdaki hükümlere aykırı davranışta bulunanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

12'nci maddenin dördüncü fıkrasındaki hükme aykırı davranışta bulunan kişi hakkında fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan bir yıla kadar hapis ve adli para cezasına hükmolunur (Disiplin Yön.-7/f-Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma) (Yeminli mali müşavirler yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumludurlar. Yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Yeminli mali müşavirler, yaptıkları tasdikin kapsamını düzenleyecekleri raporda açıkça belirtirler.).

3568/4 md.-Türk Ceza Kanununun 53'üncü (5237/66) maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olanlar meslek mensubu olmanın genel şartlarını kaybedeceklerinden meslekten çıkarılırlar (Disiplin Yön.9/g-Meslekten çıkarma cezası).

BB) Ceza Kanunu Açısından Hapis ve İdari Para Cezaları

Meslek mensupları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı, fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılırlar (3568/47)
a-Görevi kötüye kullanma (TCK 257)

(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar  hapis cezası ile cezalandırılır (Beyannameyi vermeyerek görevini ihmal eden bir SMMM bu suçu işlemiş olur.).

b-Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158)

158/1-e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

İşlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, (e),...bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz (SMMM'lerin sigortalı olmayan kişileri sigortalı olarak göstermesi)

Madde 158/1-i

(1) Dolandırıcılık suçunun;

...i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

İşlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.    

158/2-Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır (Bu suçu SMMM ve YMM'ler işleyebilir.)

c-Vergi mahremiyetinin ihlali

Vergi Usul Kanununda yazılı vergi mahremiyetine uymaya mecbur olan kimselerden bu mahremiyeti ihlal edenler, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi hükümlerine göre cezalandırılır (213/362)

TCK: Madde 239 Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (Disiplin Yönet. 9/b-meslekten çıkarma cezası)
 (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.

(2) Birinci fıkra hükümleri, fenni keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da uygulanır.

(3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.

(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

d)  Aykırı Bilirkişilik Veya Tercümanlık(TCK 276)

(1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri gerçeğe aykırı olarak tercüme etmesi halinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.

 
 
 
 
e- Resmi Belgede Sahtecilik(TCK 204)

(1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (herkes için geçerlidir).

(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (YMM bu suçu işleyebilir.).

(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.

f-Suçu Bildirmeme (TCK Madde-278)
3568 sayılı Kanun'un 43'üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre  "...suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması mecburidir."

Ancak Ceza Kanununa göre işlenmekte olan veya işlenmiş olmakla beraber sonuçlarının sınırlandırılması mümkün olan hallerin bildirilmemesi hapis cezasını gerektirmektedir. İşlenmiş ve neticelenmiş bir suçun bildirilmemesi keyfiyeti bu maddenin kapsamına girmemektedir.

Md. 278 -(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır..."

(3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.

(4) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır. 

g-Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek Veya Gizlemek (TCK Madde 205)

Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır (Bu suçu YMM işleyebilir.

h-Özel Belgede Sahtecilik (TCK Madde:207)

Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

ı-Güveni Kötüye Kullanma (TCK Madde 155)

Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya  belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır (SMMM'nin müşterisinden sigortaya yatırılmak üzere para alıp yatırmaması bu kapsamdadır. Bu parayı mesleği gereği alması gerekmediğinden 2. paragraf kapsamına girmemektedir.)

Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

D) SMMM VE YMM'LERE UYGULANACAK DİSİPLİN CEZALARI
AA-Meslek Örgütü İçinde Yapılan İşlemler
Disiplin cezalarının neler olduğu 3568 sayılı Kanun'un 48'inci maddesinde sayılmış sırasıyla uyarma, kınama, geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma, yeminli sıfatının kaldırılması, meslekten çıkarma cezalarıdır. Detaya girmek istemiyorum. Bu nedenle disiplin suçlarının cezalandırılmasında işletilen prosedürün güvenirliliği üzerinde duracağım.

Anayasanın 129'uncu maddesine göre "...Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.

Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz".

Anayasa hükmünün pratiğe yansıması şöyledir.

Disiplin suçu işlediği iddia edilen meslek mensubu hakkında üyenin bağlı olduğu meslek odası

-Yönetim kurulunca soruşturma başlatılmasına karar verir,

-Soruşturma ile görevlendirilen üye veya haksız rekabet kurulu, soruşturma sonucunda düzenleyeceği raporu veya görüşünü yönetim kuruluna sunar.

-Yönetim kurulu, soruşturma raporunu değerlendirir ve sonuçta kovuşturmaya gerek olmadığına( şikayetçi bu kararı üst kurula itiraz edebilir) veya kovuşturmaya gerek olduğu gerekçesiyle disipline sevkine karar verir.

-Yönetim kurulunun disipline sevk kararından sonra disiplin kurulu mevzuata göre gerekli çalışmayı tamamlar ve verdiği karar taraflara tebliğ edilir.

-Müştekinin veya meslek mensubunun üst kurula itirazda bulunma hakkı vardır.

-Birlik Disiplin Kurulu, Oda disiplin kurulunun kararını usul ve esastan inceler, dosyadaki delilleri yetersiz görürse noksanlıkların tamamlanması için kararı odaya geri gönderir. Oda disiplin kurulu eksiklerini tamamladıktan sonra kararını yeniden verir. Taraflar bu yeni karara itiraz ederlerse dosya birlik disiplin kurulunda görüşülerek karara bağlanır. Birlik disiplin kurulu oda disiplin kurulunun kararındaki cezanın bir altını veya bir üstünü-koşulların varlığı halinde-takdir edebilir. Karar disiplin cezasının uygulanır.

BB) İdari Yargı Aşamasında Yapılan İşlemler

Birlik Disiplin Kuruluna otuz gün içinde itiraz edilmeyen ilgili Oda Disiplin Kurulu kararları, itiraz süresinin geçirilmesi ile kendiliğinden kesinleşir ve gereği ilgili Oda tarafından derhâl yerine getirilir. Süresinde itiraz edilen dosyalarda ise, Birlik Disiplin Kurulunun verdiği kararlar kesindir. Ancak, Birlik Disiplin Kurulunun itirazların reddine ait kararları, Maliye Bakanlığının onayı ile kesinleşir.

Şu kadar ki; uyarma ve kınama cezasına ilişkin kararlar kesin olup Maliye Bakanlığının onayına tabi değildir. 

İlgililer bu kararlara karşı, kararların iş veya ikametgâh adreslerine bildirim tarihinden itibaren  60 gün içinde idarî yargıya başvurabilirler.

İdari yargının ilk kademesi Ankara idare mahkemeleridir. Daha sonra Danıştay nezdinde temyiz edilebilmektedir.

Birlik Disiplin Kurulu idari yargıdaki kararlar ışığında değerlendirme yapmak ve özellikle geçici veya daimi men cezalarının verilmesinde son derece dikkatli davranmaktadır.

Birlik Disiplin Kurulu'nun meslekten men, çıkarma gibi cezaları yargıda kabul görmediği hallerde TÜRMOB tazminat cezalarına muhatap olabilmektedir. Buradaki en büyük açmaz disiplin cezalarının uygulama bakımından kesinleşmiş sayıldığı tarih ile yargının verdiği nihai karar arasındaki geçen sürede disiplin cezalarının uygulanmasının tamamlanmış olmasıdır.

 

E-ÖRNEKLER

AA) SMMM'lere  İlişkin Tespitler

-Sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma

-Sigortalı çalıştırma

-Ruhsat kullandırma

-Defter ve belgelerin zamanında müşteriye teslimi

-Sözleşmesiz iş kabul etme

-Bir kereye mahsus müşterinin beyannamesini verme

-Deftere kayıt yapılmadan belgeler üzerinden beyanname düzenleme,

-Haksız rekabet, düşük ücret, stajyerlerin müşteri kapması, başkasının müşterisini almak

-Ticaret yasağına uymama

AA) YMM'lere  İlişkin Tespitler

- Raporlarındaki sorunlar. (Üretimin analizinin sağlıklı yapılması gerekmektedir. Çalışan sayısı, makine, ekipman, alınan maddelerin üretilmek istenen maddeyi karşılaması, nakliye, ambalaj, mal alış bedellerinin banka aracılığıyla ödenip ödenmediğinin kontrolü.

-KDV Raporlarındaki sorunlar

-Tam tasdike ilişkin sorunlar

SÜLEYMAN GENÇ