Yıl:30  Sayı: 322  MAYIS  2012 Mükellef 

 
2010 seçimlerinde Katılımcı Muhasebeciler Demokratik Değişim Harekatı Grubundan  İSMMMO delegesi..Mustafa ÇOŞKUN
Sorunlarımız siyasi olmakla birlikte esas olarak insanidir.

İlk Baharın yüzünü iyice gösterdiği,  sıcaklıkların yazı aratmayacak oranda artmaya başladığı bu günlerde içimiz kararıyor,  işyerlerimizden, bürolarımızdan kafamızı dışarıya uzatamıyoruz. İşyerlerimizde sabahın 8.30’undan akşamın 8’ine kadar hapsoluyoruz. Tek sevincimiz ise uygulanmakta olan’ yaz saati uygulaması’  eğer bu da olmasa gün yüzüne hasret kalacağız.  İLO normlarına göre haftalık çalışma saatleri  40 saat ancak  bizim bürolarımızda en az 60 saat.  23.55 de uzatılan beyan süreleri, beyannamenin son gününü ileri tarihlere atabilme mutlulukları ve sevinçleriyle geçen günlerimiz. Eski tarihlerde Temmuz ayının ilk 10 gününü Mali tatil ilan ederken iş yoğunluğu olmayan bir ay içinde olsun diye düşünmüştük; ancak bugün öyle mi?

Bunları uzatmak Vergi idaresi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (ÇSGB) v.b. kurumların üstümüze kısaca milletin(Halkın) olmayan ‘DEVLET’  in üstümüze yığdıkları angaryalar içinde boğuşmaktan muhasebe yapabiliyormuyuz?

Eskiden bizim mesleğimizi yapanlara ‘katip’ derlerdi. 3568 sayılı yasa çıktığında katiplikten çıkacağımızı söyleyip mesleğimizin ‘Akademik’ bir meslek olacağı umuduyla mesleki  eğitimlerimizi tamamlayıp toplumsal anlamda onurlu  bir ‘Bağımsız ve Demokratik’ bir  meslek ve meslek örgütü  yaratmaya çalıştık. Ancak bugün anladık ki ‘Katip’ olmak daha iyiymiş. Bir meslektaşım şöyle dedi ‘Biz katipken  biz işyerine gittiğimizde işveren  eğer yeterli masa ve koltuk yoksa kendi koltuk ve masasını   bize verirdi, ancak bugün  doğru dürüst selam bile vermiyor, ben ‘katiplige dönmek istiyorum.’

Bugün gelinen noktayı çok fazla ‘siyasi’ söylemlerle izah etmek istemiyorum.  Sorunlarımız siyasi olmakla birlikte esas olarak insanidir. Bu gün siyasi değil insani  olmak gerekiyor.

Yakın zamanlarda bitirdiğimiz beyan aylarını takiben şimdide 413 sayılı  tebliğ ile ‘Vatana ve Millete hizmet etmenin gurur ve onurunu yaşıyoruz.’  Bugün 19 Mayıs 2012 aynı zamanda Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı biz de ‘Bayramdayız’ öyle bir bayram ki vatan a hizmet için bürolarımızda ‘yüce devletimizin verdiği kamu kurumlarına bilgi aktararak ve devletimize hizmet ederek vatani vazifemizi yerine getiriyoruz.

Bu bilgilerde neler var hepiniz biliyorsunuz. Ancak kısaca tekrar edelim;

Müşterilerimizin vergi Dairesi, SGK  bilgileri,Ticaret Odası v.b. bilgileri, Elektirik Şirketii ve sayaç bilgileri, Doğalgaz şirketi sayaç bilgileri, Belediyelerin kayıtlarına göre adres sicil kodları, v.s. v.s. Ayrıca tekrar ve tekrar Satışları, işkolu kodları v.b.

Muhasebeciler yılın sekiz ayı ‘yattıkları’için bunlara  diğer devlet kurumlarının işlerini de yaptırmak gerekiyor. Çünkü esas olan ‘Vatan ve millet sevgisidir’

Bizim meslek örgütlerimiz ve yöneticileri 20 yıldır ‘işi angarya görmeyelim’ diyerek bizleri motive ettiler, ve biz artık bunları angarya görmüyoruz. Bu sözüm yönetimlerdeki bir guruba yönelik değil. Bugün Türmob ve birçok odamızın yönetiminde ‘çağdaş,meslekte birlik’ var. Ne demek istediğimi açık açık söylüyorum.  Bir taraf rant kaybetmemek, öbür taraf ranta ortak olmak derdindeler. Şu anda bu bu birliktelik devam etmekte.  Aralarındaki farklılık ‘kayıkçı kavgasıdır’.

Bizler ise Muhasebe ve Denetim mesleğinin bir ‘Bilgi emek’ mesleği olduğunu ilk günden bu yana söylüyoruz. Muhasebe ve Denetçiler  mesleki bilgilerini bir ücret karşılığı olarak alıcılara sunarlar. Bu alıcılar  şunlardan oluşur;

1.     Müşterilerimiz (3568 s.k. çerçevesinde muhasebe işlerini yapmakta olduğumuz işverenler)

2.     Devlet;  (Vergi İdaresi; SGK, Belediye, TUİK, v.b)

3.     Bilgi almak isteyen üçüncü kişiler. (Bankalar,  Odalar,  YMM’ler v.b)

413 sayılı VUK  muhasebe ve denetim mesleği ile hiçbir ilgisi ve alakası bulunmamaktadır. 2013 yılı Oda ve Türmob seçimleri ve gelecek yerel yönetim ve mahalli seçimlerde aday olmayı veya iktidar partilerine yaranmayı düşünen bir kısım yöneticilerimiz. 413 sayılı tebliğin ‘vatana ve millete’ yararlarını balandıra ballandıra anlatmaya devam ediyorlar. Bu hizmet ile nasıl ‘vatansever’bir hizmet yaptığımızı anlatıyorlar. Ayrıca tam emeğimizi  karşılamasa bile ücret dahi alacağımızı (100 TL.(yüz) dile getiriyorlar. (Türmob’un  bu işleme ücret tayin etmesi  bir meslek örgütü olarak ‘meslekle ilgisi olmayan bir iş için ücret tayin etmesidir’ bu kendi hukukumuza meslek yasasına aykırıdır. Muhasebe ile direkt ilgili olan yıllık defter  ve kırtasiye giderleri için ücret belirleyemeyen (korkan) bir örgütün yaptığı bu işlem 3568 s.k. ücret yönetmeliğine aykırıdır. Ayrıca yöneticilerimizin çok sevdikleri mali idare denetim elemanları için de çok önemli bir kozdur. Alınamayacak bir bedelin vergisini istemek gibi.

20 yıllık devletci, statükocu, bürokratik, rantcı anlayış ve onların bugünkü ‘kanka’ları  meslektaşa acaba neyi anlatacaklar.

Bugünlerde hükümetin desteği ile oda ve türmob yönetimlerini ele geçirmeye çalışan bu amaçla da devlet ve hükümet  desteğini arkasına almış ‘meslekte birlik’ ise 20 yıldan buyana meslek için ne söylemiş? Ne yapmış hangi öneriyi sunmuş bir örnek verebilirler mi? Sitelerinde yazdıkları bazı yazıları meslektaşı kandırmak oyalamak için mi yazıyorlar yoksa samimiler mi ? Bakanları toplantılarına çağıranlar bakanlıklarda niçin mesleki angaryalara çözüm bulamıyorlar. Yoksa samimi meslekte birlik yandaşı arkadaşları kandırıyorlar mı?

Meslektaşlarımız Muhasebe ve Denetim mesleği mi yapıyor? Yoksa iş takipciliği mi yapıyor? Bu odalar muhasebeciler odası mı? Yoksa iş takipçileri odası mı?

Oda ve türmob yöneticilerimiz ve ‘kanka’ları kuruluşundan bu yana mesleğimizi bir köprüye benzetiyorlar. Bugün de yine köprü görevi üstlendiğimizi belirtiyorlar. Bu nedenle muhasebe örgütünü köprü  olarak kullandılar, bu köprü Türmob ve Odalardan mamül bir köprü meslektaşları da bu köprünün devamlı altında ezilen ayakları olarak kullandıracaklarını bilmiyorduk. Köprü  olunca üstünden geçen çok olur.  

Oda ve türmob yönetiminde olan  bu ikili şimdi de ‘Denetim’ pastası üzerinde rant kavgası yapmaktalar. Ancak meslektaşımız mevcut işini kaybetmek için angaryalar altında hizmet vermeye çalışmaktadırlar.

Mevcut türmob yönetimlerindeki   ‘Pek çağdaş meslekte birlik’   bir yanda TTK’yı Tüm Türkiye’ye anlatıyor, bir yanda da ‘yeni anayasa’ çalışması yapıyorlar. Bunları niçin yapıyorlar diye sormayacağım  esas olarak doğru yapıyorlar ancak özellikle ‘Yeni anayasa’ konusunu mesleki tabanlarında konuştular mı ? Biz istanbul’da üyelere yönelik böyle bir toplantı duymadık.  Duyan bilen varsa biz özrümüzü belirtiriz. Yoksa Muhasebeciler bu işten de anlamaz mı düşüncesindeler. (Anayasa MADDE 18.– Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. söyleminden mi çekiniyorlar?)

Bugün mesleğimiz devletleştirilmeye meslek örgütlerimiz devlet örgütü haline getirilmeye çalışılmaktadır. Bunu yapanlar  sadece bugünkü hükümet ve yandaşları değildir.  Geçmişten bu yana odalarımız ve türmob yönetiminde olan hakim anlayış odaların ‘devletin’verdiği birtakım görevleri yerine getiren kurumlar olduğu görüşündedir. Bu nedenle de  Başta bizim meslek örgütümüz olmak üzere tüm meslek örgütlerini ‘devletleştirme’ fikriyatı ile hareket etmişlerdir. Bu anlayış  yukarıda bahsettiğim ‘kanka’ anlayışı yani ‘çağdaş meslekte birlik’ anlayışıdır. Bu son tahlilde ‘rant paylaşma’ anlayışıdır.

Bu görünürdeki iki gurup esas olarak tek bir gruptur.

Bunun karşısında ise ‘ Bağımsız Meslek Demokratik Türkiye’ anlayışı ile hareket eden  Katılımcı Muhasebeciler Demokratik Değişim Hareketi ve anlayışı bulunmaktadır.

Bizim anlayışımız ‘Emek En Yüce Değer’dir söyleminden hareketle  Muhasebe ve Denetim Mesleğini bir’ ticari meslek’ olarak görmeyen bu mesleği  esas olarak ‘Bilgi Emek mesleği’ olarak gören ve duruşunu ve çizgisini bu esastan alan herhangi bir siyasi partinin uzantısı ve taşeronu olmayan  bir yapılanmadır. Siyaseti esas olarak emek siyaseti olarak gören bu anlayış;  dil,din,ırk, mezhep, siyasi  bakış ve parti ayrımı yapmadan tüm meslektaşları  eşit ve aynı mesafede gören anlayıştır.

Bu anlayış mesleğin sorunlarının çözümünün meslektaştan sorunlarının çözümü olarak gören anlayıştır.

 Bugünkü hükümet ve onun bürokratik temsilcilerinin odalar ve Türmob’umuzu baypas ederek sözde ‘sözde mesleki dernekler’ le  ‘al gülüm ver gülüm’ politika ve tarzlarını doğru bulmadığımızı belirtiyoruz.

Görevimiz Odalarımızı ve Türmob’u   23 yıllık statükocu bürokratik devletçi yapılanmadan kurtarmaktır. Odalarımızı ve Türmob’umuzu  Bağımsız Mesleki örgütü ve Demokratik  meslektaş örgütü haline dönüştürmektir..  

Bu duygular ile sizlere kolaylıklar diliyorum.  Güzel Günler Göreceğiz..  Güneşli güzel günler…

23.Mayıs.2012

SMMM  Mustafa Coşkun
İSMMMO Türmob Delegesi