TÜRMOB GÖNÜLLÜ TESLİM EDİLMİŞTİR
Resmi
Gazetenin 2 Kasım 2011 tarih 28103 sayılı nüshasında
yayınlanan
(KHK/660
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
(kararname
için mavi yazıları tık ) ile ilgili görüşlerini
açıklayan Ulusal
Muhasebeciler Birliği (UMB) Yürütme Kurulu Bşk. Oktay
YEŞİLYURT yaptığı yazılı açıklamada Kararname ile TÜRMOB
teslim alınmıştır vurgusu yaparak yönetimdekileri
gönüllü teslimiyetçiler diyerek eleştirdi.
UMD eleştirileri
TESLİM ALINAN TÜRMOB VE GÖNÜLLÜ TESLİMİYETÇİLER
1-Resmi Gazetenin 2 Kasım 2011 tarih 28103 sayılı nüshasında
KAMU GÖZETİMİ, MUHASEBE VE DENETİM STANDARTLARI KURUMUNUN
TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
yayınlanmıştır.
2-Bu kanun hükmünde kararname ile birlikte TÜRKİYE MUHASEBE
STANDARTLARI KURULU Lav edilmiştir.
3-Kararnamenin içerdiği esasa yönelik hükümler şunlardır:
Denetçinin yetkilendirilmesi, denetim standartlarının
belirlenmesi kurul’a ait.
1.madde de kurul’un amacı; uluslar arası standartlara uygun
muhasebe standartlarını oluşturmak,
bağımsız denetimde uygulama birliğini, gerekli güveni ve
kaliteyi sağlamak, bağımsız denetçi
ve bağımsız denetim kuruluşlarını yetkilendirmek …….
Şeklinde tanımlanmaktadır.
Kurum tarafından yetkilendirilenler Bağımsız Denetçi olacak
!
2/b.madde’de yapılan bağımsız denetçi ; bağımsız denetim
yapmak üzere 3568 sayılı kanuna göre
yeminli mali müşavir yada serbest muhasebeci mali müşavirlik
ruhsatını almış meslek mensupları
arasından kurum tarafından yetkilendirilen kişiler olarak
tanımlanmıştır.
Muğlak tanımlama.
2/c madde’de Bağımsız denetim kuruluşu tanımlanırken;
bağımsız denetim yapmak üzere, kurum
tarafından yetkilendirilen sermaye şirketlerini şeklinde bir
tanımlama getirilmiştir.
Kalite güvence sistemi.
2/g madde’de Denetimde gerekli kaliteyi ve kamuoyunun
bağımsız denetime olan güvenini sağlamak
amacıyla ……yapılan işin ,belirlenen standart ve ilkelere
uygun olarak yapılmasını temin etmek için..
Kalite güvece sistemi oluşturulmaktadır.
Kurulun oluşumu
4/1.maddeye göre kurul …. Bakanlar Kurulu tarafından atanan
9 üyeden oluşur. Bu üyelerin dağılımı,
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından
önerilecek 4’er aday arasından 2’şer kişi
Hazine Müsteşarlığı, SPK ve BDDK’nın bağlı olduğu
Bakanlıklar tarafından önerilecek 2’şer aday
arasından 1’er kişi
TOBB tarafından önerilecek 2 aday arasından 1 kişi
TÜRMOB tarafından önerilecek 2 aday arasından 1 kişi
Şeklindedir.
4/2.maddeye göre kurul başkanını Bakanlar Kurulu atar,
Bakanın önerisi üzerine üyelerden biri kurul
tarafından ikinci başkan olarak seçilir.
Görev süresi
5/1.madde, kurul Başkan ve üyelerinin görev süresi 6 yıldır.
Para cezası ?
Kurulun çalışma esaslarını düzenleyen 8.maddenin
10.fıkrasında; Yaptırım öngören kararlar dahil tüm
kurul kararları, tekemmül etmeleri ve ilgililere tebliğ
edilmeleri veya usulüne uygun olarak
duyurulmaları ile birlikte uygulanabilir ve para cezaları
tahsil edilebilir hale gelir. Denilmektedir.
İkincil düzenlemeler kurul onayı ile.
Kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen 9.maddenin b bendi;
Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulamasına yönelik
ikincil düzenlemeleri yapmak ve gerekli kararları almak, bu
konuda kendi alanları itibarıyla düzenleme yetkisi bulunan
kurum ve kuruluşların yapacakları düzenlemeler hakkında onay
vermek . Şeklinde düzenlenmiştir.
Dikkat sınav var !
Kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen 9. maddenin f bendi;
Bağımsız denetim yapacak meslek mensuplarına yönelik sınav,
yetkilendirme ve tescil yapmak. Şeklinde düzenlenmiştir.
İthal Denetim kuruluşu ve denetçi geliyor.! Halen ülkemizde
faaliyet gösteren yabancı
Denetim şirketleri yasallaşıyor.
Kurulun görev ve yetkilerini belirleyen 9.maddenin g
fıkrası;
Yabancı ülkelerin kurulun görev alanı ile ilgili konularda
yetkili birimleri ile işbirliği yapmak, mütekabiliyet
esasına göre Türkiye’de bağımsız denetim yapmasına yetki
verilen YABANCI ÜLKE DENETİM KURULUŞLARI VE DENETÇİLERİNİ
listeler halinde ilan etmek ve bunları oluşturacağı resmi
sicile kaydederek kurumun internet sitesinde kamuoyunun
Erişimine sürekli olarak açık tutmak. Şeklindedir.
Kararname pastayı peşinen paylaştırmış.
Kararnamenin dördüncü bölümü Denetim ve İnceleme başlığını
taşımaktadır. Bu başlık altında 23. madde ile Kamu yararını
ilgilendiren kuruluşların bağımsız denetimi düzenlenmiştir.
Madde ile ilgili kritik düzenlemeler aşağıda sunulacaktır.
Ancak daha önce kamu yararın ilgilendiren kurumları ta’dat
eden Tanımlar başlıklı 2.maddenin ğ fıkrasını aktaralım:Kamu
yararını ilgilendiren kuruluşlar; Halka açık
şirketler,bankalar,sigorta, resurans ve emeklilik
şirketleri, faktoring şirketleri, finansman
şirketleri,finansal kiralama şirketleri,varlık yönetim
şirketleri,emeklilik fonları,ihraççılar ve sermaye piyasası
kurumları ile faaliyet alanları, işlem hacimleri, istihdam
ettikleri çalışan sayısı ve
-3-
benzeri ölçütlere göre önemli ölçüde kamuoyunu
ilgilendirdiği için kurum tarafından bu kapsamda
değerlendiren kuruluşları, ifade ettiği belirtilmiştir.Şimdi
yukarıdaki maddeye dönelim.23/1. madde şu şekilde
düzenlenmiştir:
Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlarda denetim sadece
bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılır.
Denetimden doğan zararlardan sorumluyuz.
24/1. madde ile; Bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız
denetçilerin finansal tablo, bilgi ve raporlara ilişkin
olarak …… doğabilecek zararlardan hukuken sorumlu olacakları
belirtilmiş ve bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız
denetçiler , verdikleri hizmetlerden doğabilecek zararları
karşılamak amacıyla genel şartları Hazine Müsteşarlığınca
belirlenen sorumluluk sigortası yaptırmak
zorundadır.Denilmiştir.
Bazı denetim şirketleri üç yılda bir, bazıları 6 yılda bir,
bağımsız denetçi her zaman
İncelenecek.
Kurumca yapılacak incelemeler başlıklı 25.maddenin
1.fıkrasına göre; …. İncelemeler kamu yararını ilgilendiren
kuruluşları denetleyen bağımsız denetim kuruluşları için
asgari 3 yılda bir, diğerleri için ise asgari 6 yılda bir
yapılır.
Herkes tarafından incelenebileceğiz.
25. maddenin 3. fıkrası şöyledir: Kurum incelemeleri kendi
meslek personeli eliyle yürütebileceği gibi, gerekli
hallerde kanunla belirli alanları düzenleme ve denetleme
yetkisini haiz olan G.T.B, MB, HM, BDDK, SPK VE EPDK’nun
ilgili denetim birimi vasıtasıyla da yürütebilir. İnceleme
faaliyetleri, ilgili kuruluşların görüşü alınmak suretiyle
Kurulca her yıl hazırlanan yıllık inceleme planı kapsamında
yürütülür.
Dikkat .!Türk Ticaret Kanunu’nun denetimi düzenleyen
hükümleri sınırlandırılmış ve
Önemsiz hale getirilmiştir.
Kararnamenin Türk Ticaret Kanununun uygulanması başlıklı
31/1. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir.
Bu Kanun Hükmünde Kararnamede bulunmayan hallerde 13/1/2011
tarihli ve 6102 sayılı Türk
Ticaret Kanununun bağımsız denetimle ilgili hükümleri
uygulanır.
Yürürlük
33/1. madde: Bu kanun hükmünde kararname yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
Yukarda önemli noktaları açıklanan ve ara başlıklar halinde
mesleğe ve meslektaşa getirdiği olumsuzluklara dikkat
çekilen kararname 12 gün önce yayınlandı ve yürürlüğe girdi.
Ancak büyük olmakla övünen odamızdan ve TÜRMOB ’tan hiçbir
tepki yok. Tam aksine bir teslimiyet söz konusudur. Nitekim
İSMMMO tarafından İş Kulelerinde 11/11/2011 tarihinde
düzenlenen “Yeni TTK” adlı seminerin ilk bölümünde Başkan
Yahya Arıkan meslek mensuplarına bu kararname hükümlerini
kabul ettirmeye, onları tepkisizleştirmeye yönelik bir
konuşma yaparak; bu KHK’nin 2. ve 23.maddeler mucibi sadece
Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşların denetimini
düzenlediğini, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin denetimi
konusunda TTK hükümlerinin geçerli olacağını ve buralarda
denetim işinin SMMM ve YMM’lerce yapılacağını, TÜRMOB’un
görüşünün de bu yönde olduğunu söylemiştir. Kanun hükmünde
kararname’de yer alan hususları anlattık. Bu KHK kararname
bize göre sayın Arıkan’ın anlattıklarını ifade etmiyor.
Meselenin bu yönü bir yana yapılan bu konuşma başka bir
gerçeği ortaya koymaktadır: Korkmaktadırlar. Üye sayısı 30
binleri aşmış bir İSMMMO ve üye sayısı 90 binlere yaklaşmış
bir TÜRMOB niye korkar, niye sessiz kalır ve niye teslim
olur ?
Bunun 1.nedeni: Temsil ettiği kitleye güvenmemek ve kitlesel
mücadele anlayışından uzak olmalarıdır. 2.nedeni: Temsil
ettikleri kitleden ve onun sorunlarından kopmuş olmalarıdır.
3.nedeni: Koltuklarını koruma esasına göre hareket
etmeleridir.
4.nedeni: Meslek Odası Yöneticiliği’ni meslek olarak
seçmeleri ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmeleridir.
Bu anlayışları gereği meslektaşın karşılaştığı temel
sorunların hiç birisinde çözümcü olamamışlardır. Diğer
meslek odalarının ve kitle örgütlerinin yaptığı gibi
müdahaleci ve mücadeleci değildirler. Sadece rutin işlerin
peşinden koşup, eğitim yapmış olmayı, sınav düzenlemeyi,
konferans ve seminer organizasyonları yapmayı, arada bir de
liberal bir bakış açısıyla bazı konularda raporlar
hazırlatmayı yeterli ve tutarlı bir faaliyet olarak kabul
etmektedirler.
Bu kararname ile,
1-Halen Türkiye’de kanunsuz bir şekilde faaliyet gösteren
yabancı denetim şirketleri meşrulaştırılmaktadır.
2-Üstüne üstlük yeni yabancı denetim şirketlerinin ve ithal
yabancı denetçilerin Türkiye’ye gelmesine ve serbestçe
faaliyet göstermesine izin verilmektedir.
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen ve 399. ile
400.maddelerde tarif edilen denetim konusu işler ile
denetçiler artık TTK ’nun yetki alanından özü itibariyle
çıkarılmaktadır.
4-Yeni TTK ile tarif edilen denetçi 399.maddede sayılan
işlerden sadece şirketlerin karar defterlerinin ve yönetim
kurulu faaliyet raporları ile web sitelerinin denetimini
yapabilecektir.
5-Sadece yeni TTK ’nun 351.maddesinde görev alanı belirlenen
İşlem denetçileri’nin görevleri ile ilgili bir kısıtlama
yapılmamıştır.
6-Denetçi olacaklar sınavla belirlenecektir.
Yukarıdaki altı madde’yi özellikle yazdık. İSMMMO ve TÜRMOB
yöneticileri “gelişen dünya ile ilişki kurulacak ise yabancı
denetçi olmalıdır.” Demektedirler. Yabancı denetim
şirketlerinin çok mükemmel ve erişilmez olduklarını ifade
ederek, onlara öykünmekte ve onların “dağın öte yakasını
temsil ettiklerini ve onlar gibi olamazsak bu piyasada
rekabet şansımızın olamayacağının” altını
çizmektedirler.Yani bunlarla mücadele diye bir meseleleri
olmadığı gibi meslektaşı korkutmayı, küçük görmeyi ve
yabancıların propagandasını yapmayı görev saymaktadırlar.
Denetçi sınava tabi tutulursa “ayağa kalkarız” diyenler
şimdi bu teslimiyetçiliklerini terk edip gerçekten alanlara
çıkabilecekler midir?
Bu kararname ile KOBİ tanımının yeniden yapılmayacağının
garantisi yoktur. Bu tanımlar faaliyet alanı, çalışan
sayısı, ciro vb. unsurları içerecektir. Buralarda yapılacak
tanımlamaların yabancı denetim şirketleri ve diğer büyük
bağımsız denetim şirketleri lehine olmasının önüne
geçebilecek Kurumsal irade İSMMMO ve TÜRMOB’da varmıdır?
Kurulun oluşumu tam bir vesayet örneğidir. Referans kurum
(!) olma iddiasındaki TÜRMOB 1 kişi ile temsil edilecektir.
Ama TOBB’da bir kişi ile temsil ediliyor..! türünden yavan
ve tutarsız gerekçeler öne sürmeksizin İSMMMO ve TÜRMOB bu
durumu eylemli olarak protesto edebilecek midir?
Denetçilerin hazırladığı raporları SPK’nın, BDDK’nın,
EPDK’nın bünyesindeki denetçiler de inceleyebilecektir.
İSMMMO ve TÜRMOB bu durumu nasıl değerlendirecektir?
İSMMMO ve TÜRMOB;” Bakın işte ne güzel denetim tek merkezde
toplandı. Artık Spk, Bddk, Epdk gibi kuruluşlar denetçi
belirleyemeyecek, daha ne istiyorsunuz.”Tavrını mı
benimseyecektir?
Örnekler çoğaltılabilir. Ancak işin özü bu kararname meslek
mensubu aleyhine, yabancı denetim şirketleri ile az sayıdaki
büyük denetim şirketinin lehine hükümleri düzenlemektedir.
Sonuç olarak; hiçbir demokratik hukuk devletinde işler Kanun
Hükmünde Kararnamelerle yürütülmez. O nedenle TÜRMOB, İSMMMO
ve büyük (!) odalarımız- karakteristik anlayışları nedeniyle
umudumuz olmamasına rağmen- bu kanun hükmünde kararnamenin
tümüyle yürürlükten kaldırılması için meşru zeminde aktif
bir kitlesel tutum alabilecekler midir?
Temel soru budur.
Meslek kamuoyunun dikkatine ve takdirine saygı ile sunulur.
14/11/2011
ULUSAL MUHASEBECİLER BİRLİĞİ
YÜRÜTME KURULU ADINA
Oktay YEŞİLYURT
|