Yıl:30  Sayı: 317 KASIM 2011 Mükellef 

TÜRMOB GÖNÜLLÜ TESLİM EDİLMİŞTİR
Resmi Gazetenin 2 Kasım 2011 tarih 28103 sayılı nüshasında yayınlanan
(KHK/660       Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (kararname için mavi yazıları tık ) ile  ilgili görüşlerini açıklayan Ulusal  Muhasebeciler Birliği  (UMB) Yürütme Kurulu Bşk. Oktay YEŞİLYURT yaptığı yazılı açıklamada Kararname ile TÜRMOB teslim alınmıştır vurgusu yaparak  yönetimdekileri gönüllü teslimiyetçiler diyerek eleştirdi.

UMD eleştirileri

TESLİM ALINAN TÜRMOB VE GÖNÜLLÜ TESLİMİYETÇİLER

1-Resmi Gazetenin 2 Kasım 2011 tarih 28103 sayılı nüshasında KAMU GÖZETİMİ, MUHASEBE VE DENETİM STANDARTLARI KURUMUNUN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME yayınlanmıştır.

2-Bu kanun hükmünde kararname ile birlikte TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI KURULU Lav edilmiştir.



3-Kararnamenin içerdiği esasa yönelik hükümler şunlardır:


Denetçinin yetkilendirilmesi, denetim standartlarının belirlenmesi kurul’a ait.

1.madde de kurul’un amacı; uluslar arası standartlara uygun muhasebe standartlarını oluşturmak,

bağımsız denetimde uygulama birliğini, gerekli güveni ve kaliteyi sağlamak, bağımsız denetçi

ve bağımsız denetim kuruluşlarını yetkilendirmek ……. Şeklinde tanımlanmaktadır.



Kurum tarafından yetkilendirilenler Bağımsız Denetçi olacak !



2/b.madde’de yapılan bağımsız denetçi ; bağımsız denetim yapmak üzere 3568 sayılı kanuna göre

yeminli mali müşavir yada serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış meslek mensupları

arasından kurum tarafından yetkilendirilen kişiler olarak tanımlanmıştır.



Muğlak tanımlama.



2/c madde’de Bağımsız denetim kuruluşu tanımlanırken; bağımsız denetim yapmak üzere, kurum

tarafından yetkilendirilen sermaye şirketlerini şeklinde bir tanımlama getirilmiştir.



Kalite güvence sistemi.



2/g madde’de Denetimde gerekli kaliteyi ve kamuoyunun bağımsız denetime olan güvenini sağlamak

amacıyla ……yapılan işin ,belirlenen standart ve ilkelere uygun olarak yapılmasını temin etmek için..

Kalite güvece sistemi oluşturulmaktadır.



Kurulun oluşumu



4/1.maddeye göre kurul …. Bakanlar Kurulu tarafından atanan 9 üyeden oluşur. Bu üyelerin dağılımı,



Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından önerilecek 4’er aday arasından 2’şer kişi

Hazine Müsteşarlığı, SPK ve BDDK’nın bağlı olduğu Bakanlıklar tarafından önerilecek 2’şer aday

arasından 1’er kişi



TOBB tarafından önerilecek 2 aday arasından 1 kişi



TÜRMOB tarafından önerilecek 2 aday arasından 1 kişi



Şeklindedir.



4/2.maddeye göre kurul başkanını Bakanlar Kurulu atar, Bakanın önerisi üzerine üyelerden biri kurul

tarafından ikinci başkan olarak seçilir.



Görev süresi



5/1.madde, kurul Başkan ve üyelerinin görev süresi 6 yıldır.



Para cezası ?



Kurulun çalışma esaslarını düzenleyen 8.maddenin 10.fıkrasında; Yaptırım öngören kararlar dahil tüm

kurul kararları, tekemmül etmeleri ve ilgililere tebliğ edilmeleri veya usulüne uygun olarak

duyurulmaları ile birlikte uygulanabilir ve para cezaları tahsil edilebilir hale gelir. Denilmektedir.



İkincil düzenlemeler kurul onayı ile.



Kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen 9.maddenin b bendi; Türkiye Muhasebe Standartlarının uygulamasına yönelik ikincil düzenlemeleri yapmak ve gerekli kararları almak, bu konuda kendi alanları itibarıyla düzenleme yetkisi bulunan kurum ve kuruluşların yapacakları düzenlemeler hakkında onay vermek . Şeklinde düzenlenmiştir.



Dikkat sınav var !



Kurulun görev ve yetkilerini düzenleyen 9. maddenin f bendi; Bağımsız denetim yapacak meslek mensuplarına yönelik sınav, yetkilendirme ve tescil yapmak. Şeklinde düzenlenmiştir.



İthal Denetim kuruluşu ve denetçi geliyor.! Halen ülkemizde faaliyet gösteren yabancı

Denetim şirketleri yasallaşıyor.



Kurulun görev ve yetkilerini belirleyen 9.maddenin g fıkrası;



Yabancı ülkelerin kurulun görev alanı ile ilgili konularda yetkili birimleri ile işbirliği yapmak, mütekabiliyet esasına göre Türkiye’de bağımsız denetim yapmasına yetki verilen YABANCI ÜLKE DENETİM KURULUŞLARI VE DENETÇİLERİNİ listeler halinde ilan etmek ve bunları oluşturacağı resmi sicile kaydederek kurumun internet sitesinde kamuoyunun Erişimine sürekli olarak açık tutmak. Şeklindedir.



Kararname pastayı peşinen paylaştırmış.



Kararnamenin dördüncü bölümü Denetim ve İnceleme başlığını taşımaktadır. Bu başlık altında 23. madde ile Kamu yararını ilgilendiren kuruluşların bağımsız denetimi düzenlenmiştir.

Madde ile ilgili kritik düzenlemeler aşağıda sunulacaktır. Ancak daha önce kamu yararın ilgilendiren kurumları ta’dat eden Tanımlar başlıklı 2.maddenin ğ fıkrasını aktaralım:Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlar; Halka açık şirketler,bankalar,sigorta, resurans ve emeklilik şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri,finansal kiralama şirketleri,varlık yönetim şirketleri,emeklilik fonları,ihraççılar ve sermaye piyasası kurumları ile faaliyet alanları, işlem hacimleri, istihdam ettikleri çalışan sayısı ve

-3-

benzeri ölçütlere göre önemli ölçüde kamuoyunu ilgilendirdiği için kurum tarafından bu kapsamda değerlendiren kuruluşları, ifade ettiği belirtilmiştir.Şimdi yukarıdaki maddeye dönelim.23/1. madde şu şekilde düzenlenmiştir:



Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlarda denetim sadece bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılır.



Denetimden doğan zararlardan sorumluyuz.



24/1. madde ile; Bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçilerin finansal tablo, bilgi ve raporlara ilişkin olarak …… doğabilecek zararlardan hukuken sorumlu olacakları belirtilmiş ve bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçiler , verdikleri hizmetlerden doğabilecek zararları karşılamak amacıyla genel şartları Hazine Müsteşarlığınca belirlenen sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.Denilmiştir.



Bazı denetim şirketleri üç yılda bir, bazıları 6 yılda bir, bağımsız denetçi her zaman

İncelenecek.



Kurumca yapılacak incelemeler başlıklı 25.maddenin 1.fıkrasına göre; …. İncelemeler kamu yararını ilgilendiren kuruluşları denetleyen bağımsız denetim kuruluşları için asgari 3 yılda bir, diğerleri için ise asgari 6 yılda bir yapılır.



Herkes tarafından incelenebileceğiz.



25. maddenin 3. fıkrası şöyledir: Kurum incelemeleri kendi meslek personeli eliyle yürütebileceği gibi, gerekli hallerde kanunla belirli alanları düzenleme ve denetleme yetkisini haiz olan G.T.B, MB, HM, BDDK, SPK VE EPDK’nun ilgili denetim birimi vasıtasıyla da yürütebilir. İnceleme faaliyetleri, ilgili kuruluşların görüşü alınmak suretiyle Kurulca her yıl hazırlanan yıllık inceleme planı kapsamında yürütülür.



Dikkat .!Türk Ticaret Kanunu’nun denetimi düzenleyen hükümleri sınırlandırılmış ve

Önemsiz hale getirilmiştir.



Kararnamenin Türk Ticaret Kanununun uygulanması başlıklı 31/1. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir.



Bu Kanun Hükmünde Kararnamede bulunmayan hallerde 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk

Ticaret Kanununun bağımsız denetimle ilgili hükümleri uygulanır.



Yürürlük



33/1. madde: Bu kanun hükmünde kararname yayımı tarihinde yürürlüğe girer.





Yukarda önemli noktaları açıklanan ve ara başlıklar halinde mesleğe ve meslektaşa getirdiği olumsuzluklara dikkat çekilen kararname 12 gün önce yayınlandı ve yürürlüğe girdi. Ancak büyük olmakla övünen odamızdan ve TÜRMOB ’tan hiçbir tepki yok. Tam aksine bir teslimiyet söz konusudur. Nitekim İSMMMO tarafından İş Kulelerinde 11/11/2011 tarihinde düzenlenen “Yeni TTK” adlı seminerin ilk bölümünde Başkan Yahya Arıkan meslek mensuplarına bu kararname hükümlerini kabul ettirmeye, onları tepkisizleştirmeye yönelik bir konuşma yaparak; bu KHK’nin 2. ve 23.maddeler mucibi sadece Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşların denetimini düzenlediğini, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin denetimi konusunda TTK hükümlerinin geçerli olacağını ve buralarda denetim işinin SMMM ve YMM’lerce yapılacağını, TÜRMOB’un görüşünün de bu yönde olduğunu söylemiştir. Kanun hükmünde kararname’de yer alan hususları anlattık. Bu KHK kararname bize göre sayın Arıkan’ın anlattıklarını ifade etmiyor. Meselenin bu yönü bir yana yapılan bu konuşma başka bir gerçeği ortaya koymaktadır: Korkmaktadırlar. Üye sayısı 30 binleri aşmış bir İSMMMO ve üye sayısı 90 binlere yaklaşmış bir TÜRMOB niye korkar, niye sessiz kalır ve niye teslim olur ?



Bunun 1.nedeni: Temsil ettiği kitleye güvenmemek ve kitlesel mücadele anlayışından uzak olmalarıdır. 2.nedeni: Temsil ettikleri kitleden ve onun sorunlarından kopmuş olmalarıdır.

3.nedeni: Koltuklarını koruma esasına göre hareket etmeleridir.

4.nedeni: Meslek Odası Yöneticiliği’ni meslek olarak seçmeleri ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmeleridir.



Bu anlayışları gereği meslektaşın karşılaştığı temel sorunların hiç birisinde çözümcü olamamışlardır. Diğer meslek odalarının ve kitle örgütlerinin yaptığı gibi müdahaleci ve mücadeleci değildirler. Sadece rutin işlerin peşinden koşup, eğitim yapmış olmayı, sınav düzenlemeyi, konferans ve seminer organizasyonları yapmayı, arada bir de liberal bir bakış açısıyla bazı konularda raporlar hazırlatmayı yeterli ve tutarlı bir faaliyet olarak kabul etmektedirler.



Bu kararname ile,



1-Halen Türkiye’de kanunsuz bir şekilde faaliyet gösteren yabancı denetim şirketleri meşrulaştırılmaktadır.



2-Üstüne üstlük yeni yabancı denetim şirketlerinin ve ithal yabancı denetçilerin Türkiye’ye gelmesine ve serbestçe faaliyet göstermesine izin verilmektedir.



3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen ve 399. ile 400.maddelerde tarif edilen denetim konusu işler ile denetçiler artık TTK ’nun yetki alanından özü itibariyle çıkarılmaktadır.



4-Yeni TTK ile tarif edilen denetçi 399.maddede sayılan işlerden sadece şirketlerin karar defterlerinin ve yönetim kurulu faaliyet raporları ile web sitelerinin denetimini yapabilecektir.



5-Sadece yeni TTK ’nun 351.maddesinde görev alanı belirlenen İşlem denetçileri’nin görevleri ile ilgili bir kısıtlama yapılmamıştır.



6-Denetçi olacaklar sınavla belirlenecektir.



Yukarıdaki altı madde’yi özellikle yazdık. İSMMMO ve TÜRMOB yöneticileri “gelişen dünya ile ilişki kurulacak ise yabancı denetçi olmalıdır.” Demektedirler. Yabancı denetim şirketlerinin çok mükemmel ve erişilmez olduklarını ifade ederek, onlara öykünmekte ve onların “dağın öte yakasını temsil ettiklerini ve onlar gibi olamazsak bu piyasada rekabet şansımızın olamayacağının” altını çizmektedirler.Yani bunlarla mücadele diye bir meseleleri olmadığı gibi meslektaşı korkutmayı, küçük görmeyi ve yabancıların propagandasını yapmayı görev saymaktadırlar.



Denetçi sınava tabi tutulursa “ayağa kalkarız” diyenler şimdi bu teslimiyetçiliklerini terk edip gerçekten alanlara çıkabilecekler midir?



Bu kararname ile KOBİ tanımının yeniden yapılmayacağının garantisi yoktur. Bu tanımlar faaliyet alanı, çalışan sayısı, ciro vb. unsurları içerecektir. Buralarda yapılacak tanımlamaların yabancı denetim şirketleri ve diğer büyük bağımsız denetim şirketleri lehine olmasının önüne geçebilecek Kurumsal irade İSMMMO ve TÜRMOB’da varmıdır?



Kurulun oluşumu tam bir vesayet örneğidir. Referans kurum (!) olma iddiasındaki TÜRMOB 1 kişi ile temsil edilecektir. Ama TOBB’da bir kişi ile temsil ediliyor..! türünden yavan ve tutarsız gerekçeler öne sürmeksizin İSMMMO ve TÜRMOB bu durumu eylemli olarak protesto edebilecek midir?



Denetçilerin hazırladığı raporları SPK’nın, BDDK’nın, EPDK’nın bünyesindeki denetçiler de inceleyebilecektir. İSMMMO ve TÜRMOB bu durumu nasıl değerlendirecektir?



İSMMMO ve TÜRMOB;” Bakın işte ne güzel denetim tek merkezde toplandı. Artık Spk, Bddk, Epdk gibi kuruluşlar denetçi belirleyemeyecek, daha ne istiyorsunuz.”Tavrını mı benimseyecektir?



Örnekler çoğaltılabilir. Ancak işin özü bu kararname meslek mensubu aleyhine, yabancı denetim şirketleri ile az sayıdaki büyük denetim şirketinin lehine hükümleri düzenlemektedir.



Sonuç olarak; hiçbir demokratik hukuk devletinde işler Kanun Hükmünde Kararnamelerle yürütülmez. O nedenle TÜRMOB, İSMMMO ve büyük (!) odalarımız- karakteristik anlayışları nedeniyle umudumuz olmamasına rağmen- bu kanun hükmünde kararnamenin tümüyle yürürlükten kaldırılması için meşru zeminde aktif bir kitlesel tutum alabilecekler midir?



Temel soru budur.



Meslek kamuoyunun dikkatine ve takdirine saygı ile sunulur. 14/11/2011



ULUSAL MUHASEBECİLER BİRLİĞİ

YÜRÜTME KURULU ADINA

Oktay YEŞİLYURT