|
|
DEĞERLENDİRME |
|
Ahmet AKIN |
|
|
Yeminli Mali Müşavir |
|
İPLİĞİ PAZARA ÇIKANLAR Toplum bilimciler, Türkiye toplumundaki son otuz yıldaki değişimleri objektif bir gözle inceledikleri zaman, bir toplumun siyasal ve sosyal yönden bu kadar büyük bir hızla değiştirilmesinin örnek bir program olduğunu göreceklerdir. Bu programın odak noktasını teslimiyetçilik ve kadercilik oluşturmaktadır. Değişim sona ermiş değil. Daha yapılacak çok işleri var. Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte aydınlanma hamlesine girişen Türkiye, aydınlanma çağını tamamlayamadan hızlı bir şekilde küreselleşme aldatmacası ile tam anlamıyla Amerika Birleşik Devletleri’nin emrine sokulmaya çalışılmaktadır. Vatan ve bayrak sevgisini bile aşan, ekonomik ve parasal ilişkiler bozulmasın sevdasının Türkiye Cumhuriyetini iyi yerlere sürüklemediği apaçık ortada iken toplumdaki bu atalet endişe vermektedir. Tüm değerlerin önüne geçen ekonomik çıkarlar ve hazineden beslenme anlayışı tarikat, ticaret ve siyaset üçgeninde Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini gözler önünde eritmektedir. Açılım adı altında hızla bölünmeye doğru giden Türkiye’de, halkın, üzerindeki ölü toprağını iş işten geçmeden atması gerekiyor. Yandaş medya, yandaş sermaye, yandaş sendika, yandaş üniversiteler ve yandaş hukukçular tüm güçleriyle “ticaret-cemaat-siyaset” değirmenine su taşımaya devam etmektedirler. Açık olarak yandaşlık yapmak istemeyenler ise yandaşlıklarını dolaylı yollardan ortaya koymaktadırlar. Geçenlerde, A-Milli Futbol Takımımız’ın 3-0 yenildiği maçın canlı yayınında ünlü bir spor yorumcusunun “Bu ekonomiye bu skor yakışmıyor” diye yorum yapması, hizmette sınır tanınmadığını gösteriyordu. 3-0’lık sonuç hangi ekonomiye yakışmıyordu sayın yorumcu? Senin cebine indirdiğin milyon dolarlara mı?, yoksa, geçim sıkıntısı altında kıvranan, işsiz ve aşsız milyonların durumuna mı? İktidara yaranmak isteyenlerin yeni yöntemleri Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden Atatürk ve İnönü dönemine saldırmak. Kürtçülere, irticacılara ve yetmez ama evetçilere televizyon ekranları ve gazete manşetleri sonuna kadar açılmış durumda. Kabul edilsede edilmese de Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran ve Türkiye’yi çağdaş uygarlık yoluna sokan partidir. Herkes bu gerçekle yaşamak zorundadır. Dersim isyanında ne yapsaydı yani Devlet. Bölgeyi kürtçülere ve irticaya teslim mi etseydi. Teröre karşı bugün ne yapılıyorsa o gün de o yapılmıştır. Şu konu tartışılabilir; Devlet çok sert tepki vermiş olabilir. O günün koşullarını bilmeden yorum yapmak doğru olmaz. Aslında şu sorunun yanıtı çok önemlidir. Tunceli halkı 1960 yılından beri neden sürekli Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermektedir. Bugün televizyon ekranlarında ve gazetelerde Cumhuriyet Halk Partisi’ni yerden yere vuranlar Tunceli halkını cahil mi zannediyor. Bilakis, hepsi çok bilgili ve Cumhuriyeti seviyor. Kürtçülüğe ve irticaya herkesten çok karşılar. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bugünün Türkiye’siyle çok bağdaşan aşağıdaki sözünü aklımızdan çıkarmadan, vatan sevgisi, bayrak sevgisi ve ulus sevgisiyle coşarak birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. “Uluslar, egemenliklerini geçici bile olsa, bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar ulusun yaşamına giderilmesi olanaklı olmayan zararlar verebilir.” Siyasi prim yapacağım diye topluma kin ve nefret tohumları saçanlara Başbakan da olsa izin vermemeliyiz. Atatürk’ü sevmeyebilirsiniz, Laik Cumhuriyet’i sevmeyebilirsiniz, Türkleri sevmeyebilirsiniz, Osmanlı Hanedanı’nın olduğu gibi Bizans aşığı da olabilirsiniz. Fakat ne olur, başka Türkiye olmadığını hiç aklımızdan çıkarmayalım. “Gözlerimiz ne renk olursa olsun, göz yaşlarımız aynı renktir.” 28 Kasım 2011
DİĞER YAZILARI
KAMU GÖZETİMİ, MUHASEBE ve DENETİM STANDARTLARI KURUMU
21 Kasım
2011
YENİ ANAYASA HAZIRLANMASI HALKIN GÜNDEMİNDE YOK
31-10-2011 TÜRKİYE’DE EĞİTİM SİSTEMSİZLİĞİ ...26-09-2011 DIŞ POLİTİKADA DUYGUSALLIĞA YER YOKTUR ....19/09/2011 TOPLUMUN AYDINLATILMASINDA KÜLTÜR VE SANATIN ROLÜ ...09/09/2011
ŞİKAGO’DAN İZLENİMLER ...02/09/2011 YENİ TÜRK TİCARET YASASINI BEKLEYEN TEHLİKE 12/072011 AKP’NİN OY ORANI YÜKSELİRKEN MİLLETVEKİLİ SAYISI AZALDI 15/06/2011
İNADINA MHP
DİYENLER ÇOĞALIYOR...06/06/2011
YENİ TÜRK TİCARET
YASASINA GÖRE HAKSIZ REKABET KURALLARI
16/05/2011 CHP’nin AİLE SİGORTASI PROJESİ 15/04/2011 YENİ ANAYASA SÖYLEMLERİYLE TÜRKİYE’YE TUZAK KURULUYOR 28/03/2011
NEREDEN BULDUN SORUSUNUN SORULMAMASI RÜŞVET VE YOLSUZLUĞU KÖRÜKLÜYOR
07/03/2011
ANONİM
ŞİRKETLERDE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR VEYA SERBEST MUHASEBECİ TURİZM, SPOR ve EĞLENCE SEKTÖRÜ BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMELİDİR 05 ŞUBAT 2011 KILIÇTAROĞLU FAKTÖRÜ....19 ocak 2011
TEK KİŞİLİK
ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLER GELİYOR !
19/01/2011 KÜRESEL EKONOMİK KRİZ DÖNEMİNDE MUHASEBE VE DENETİMİN ÖNEMİ 06 Aralık 2010 AÇILIM DİYE DİYE KAPANIYORUZ 29 KASIM 2010 CARİ AÇIK RİSK TAŞIYICI BOYUTLARA ULAŞIYOR 22 KASIM 2010 TÜRMOB’DA YENİ DÖNEM 05 KASIM 2010 YA SİYASET YA TÜRMOB 30 Ekim 2010
KEDİYE CİĞER EMANET EDİLMEZ
11Ekim
2010
DÖVİZ CİNSİNDEN OLAN AVANSLARIN DEĞERLEMESİ
25/082010
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE
SALDIRILAR YOĞUNLAŞIYOR. 10/07/2010
TÜRMOB TA
DEĞİŞİM ZAMANI ..... 01/
06
/2010 |
|
|